Tıkla Kazan

Siyaset – Ekonomi

Çocuk tacizcisi, Bahçeli döneminde istisnai memur olmuş

İnternet üzerinden 12 yaşında bir çocuğa teşhircilik yaparak tacizde bulunan Başbakanlık çalışanı Selim D’nin, Devlet Bahçeli’nin imzasıyla hiçbir sınava girmeden bir günde memur olduğu ortaya çıktı.

Tutuksuz yargılanan Selim D’nin, 2002’de MHP lideri Bahçeli’nin özel kaleminde ‘istisnai memur’ olarak işe başladığı belirlendi.

ANNESİNİN RİCASIYLA OLDU

Tavırları nedeniyle mesai arkadaşlarının da tepkisini çeken Selim D’nin, 3 Kasım 2002’deki seçimlere günler kala Başbakanlık’a girdiği öğrenildi. Selim D. annesinin ricası üzerine o dönemde başbakan yardımcısı olan MHP lideri Devlet Bahçeli’nin özel kalemine yine Bahçeli’nin imzası ile müşavir olarak işe girdi. ‘İstisnai memur’ kadrosundan işe giren Selim D, KPSS’ye girmeden sadece bir günde kadroya alındı.

UZMAN DEĞİL

Küçük çocuğa taciz suçundan hakim karşısına çıkan Selim D, 20 günlük rapor alarak kayıplara karıştı. Başbakanlık Uzmanları Derneği Başkanı Bülent Taşan, Selim D’nin Başbakanlık uzmanı olarak tanıtılmasından rahatsızlık duyduklarını açıkladı. Selim D’nin memur olduğunu vurgulayan Taşan, “Haberler nedeniyle uzman imajı zarar gördü” dedi.

Seçkin ERGÜN/ANKARA

Bugün

Share this Post[?]
        
Tags: Bahçeli döneminde istisnai memur olmuş, Çocuk tacizcisi

Be the first to comment - What do you think?  Posted by Emrah Coşkun - 30 Eylül 2009 at 15:54

Categories: Siyaset - Ekonomi   Tags: ,

Telefonsuz ADSL’de top BTK’da!

Rekabet Kurumu ‘Yalın ADSL’ uygulamasına ilgili tarife sistemine karar verip onaylayacak olan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun çalışmasını tamamlamasıyla başlanabileceğini bildirdi.Rekabet Kurumu, ”Yalın ADSL” uygulamasına, ilgili tarife sistemine karar verip onaylayacak olan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun (BTK) çalışmasını tamamlamasıyla başlanabileceğini bildirerek, Türk Telekomünikasyon A.Ş.’ye Rekabet Kurulu kararı ile getirilen yükümlülük açısından süreci izlemeye devam edeceklerini açıkladı.

Kurumun resmi web sitesinde ilan edilen açıklamada, Rekabet Kurulu’nun 18 Şubat 2009 tarihinde verdiği kararla, Türk Telekomünikasyon A.Ş.’nin ADSL hizmetinin sabit telefon aboneliğine bağlanması uygulamasına son verilmesi ve yalın ADSL hizmetine başlamak için Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’na (BTK) başvurmasına karar verdiği hatırlatıldı.

Açıklamada, Kurul’un söz konusu başvurunun Türk Telekomünikasyon A.Ş. tarafından 3 ay içinde yapılması koşulunu da içeren bu kararı 27 Nisan 2009 tarihinde kamuoyuna duyurmasına rağmen, uygulamanın başlamamasının tüketicilerin ve tüketici örgütlerinin süregelen tepkilerine neden olduğu, Rekabet Kurumu’nun yalın ADSL hizmetinin neden halen başlatılmadığı konusunda çok sayıda soru ile karşı karşıya kaldığı ifade edildi.

Uygulamanın, BTK tarafından onaylanacak bir tarife ile yürürlüğe girebilecek olması nedeniyle, Rekabet Kurumu yapılan başvurular bakımından yol gösterici olması amacıyla açıklama yapılması ihtiyacı duyulduğu belirtilen açıklamada şu bilgilere yer verildi:

”Türk Telekomünikasyon A.Ş. Rekabet Kurulu’nun kararını takiben Kurumumuza gönderdiği yazıda, yalın ADSL uygulamasına geçilmesi için BTK’ ya 3 Temmuz 2009 tarihinde başvuruda bulunduğunu bildirmiştir. Türk Telekomünikasyon A.Ş. tarafından gönderilen bir diğer yazıdan da söz konusu başvuruyu takiben BTK ile Türk Telekomünikasyon A.Ş. arasında bu konuda çeşitli toplantılar yapıldığı anlaşılmaktadır. BTK tarafından Kurumumuza gönderilen bilgilendirme yazısında ise Türk Telekomünikasyon A.Ş.’nin başvurusuna değinilerek konunun kendi görev alanlarında olduğu ifade edilmektedir”

Açıklamada, söz konusu bilgilerden Türk Telekomünikasyon A.Ş.’nin, Rekabet Kurulu kararında yer alan ”yalın ADSL hizmeti sunmak üzere 3 ay içinde BTK’ya başvuru yapılması” hükmünün gereğini bu aşamada yerine getirildiğinin anlaşıldığı ifade edildi ve yalın ADSL uygulamasının ilgili tarife sistemine karar verip bu tarifeyi onaylayacak olan BTK’nın çalışmasını tamamlamasıyla başlayabileceği belirtildi.

Kurumun, Türk Telekomünikasyon A.Ş.’ye Rekabet Kurulu kararı ile getirilen yükümlülük açısından süreci izlemeye devam ettiği vurgulandı.

Anadolu Ajansı

Share this Post[?]
        
Tags: Telefonsuz ADSL'de top BTK'da!

Be the first to comment - What do you think?  Posted by Emrah Coşkun - 27 Eylül 2009 at 21:47

Categories: Siyaset - Ekonomi   Tags:

Kredi ve faizde 2. indirim dalgası ekimde

redide ikinci indirim dalgası ekimde geliyor

Merkez Bankası’nın faiz indirimlerinin ardından konut ve taşıt sahibi olmak isteyenlere, bankacılardan ‘bekleyin’ mesajı geldi.

Özellikle bir yıl vadenin altındaki konut kredisinde faizlerin yüzde 1′in altına inmesiyle vatandaşın beklentisinin arttığını kaydeden Halkbank Genel Müdür Yardımcısı Dr. Şahap Kavcıoğlu, yeni indirim dalgasının ekim ayında başlayacağını öngörüyor. Kavcıoğlu, “Merkez Bankası’nın faizleri yüzde 7,25′e indirmesinin ardından bankalar arasında yeni bir yarış daha başlayacaktır. Tüketici faizlerinde yılın sonuna doğru bir indirim dalgası daha olabilir. Bu da ekimin ilk haftasından başlamak üzere faizlerin maliyetinde bir miktar daha düşüş olmasını sağlar.” dedi.

Reel sektör ile bankalar arasındaki kredi tartışması devam ederken, veriler KOBİ’lerin sermayesiz bırakıldığını ortaya koydu. Eylül 2008 ile Haziran 2009 dönemleri arasında sektördeki toplam krediler 7 milyar lira artarken, KOBİ’lere aktarılan kaynak 9 milyar lira azaldı. KOBİ sayısı ise 1 milyon 619 binden 1 milyon 602 bine geriledi. Halkbank Genel Müdür Yardımcısı Kavcıoğlu, KOBİ kredilerinde sektörde gözle görülür bir yavaşlama meydana geldiğine dikkat çekerek, “Halkbank’ta ise tersi bir durum yaşanıyor. Dokuz aylık dönemde firmalara sağlanan kredi pazarı yüzde 10 daralırken, bizde yüzde 10,5′lik artış meydana geldi. Destek tam gaz devam ediyor.” şeklinde konuştu. Özellikle Ramazan ayının çok hareketli geçtiğini dile getiren Kavcıoğlu, faizlerdeki düşüş ve iftar saatinin geç olmasıyla birlikte hem işletmelerin hem de banka şubelerinin tam kapasite ile çalıştığını söyledi.

Halkbank’ın toplam kredileri Eylül 2008 ile Haziran 2009 dönemleri arasında 24,3 milyar liradan 28,5 milyar TL’ye yükseldi. Sektördeki KOBİ kredilerinin toplam krediler içerisindeki payı aynı dönemde yüzde 26,4′ten 21,5′e gerilerken, Halkbank’ın KOBİ kredilerinde sektördeki payı yüzde 10,7′den 14′e yükseldi. Yine aynı dönemde sektörde toplam kredilerde yaklaşık 7 milyar liralık bir artış olurken bunun 4,1 milyar lirasını Halkbank gerçekleştirdi. Genel Müdür Yardımcısı Kavcıoğlu’na göre bu veriler banka olarak her zaman reel sektörün yanında yer aldıklarının delili. Banka kaynaklarının yanı sıra yurtdışından sağlanan fonları KOBİ’lere kullandırarak uzun vade ve ödemesiz dönem fırsatı sunduklarını dile getiren Kavcıoğlu, KOBİ’lerin yatırım projeleri ve işletme sermayesi ihtiyaçlarını finanse etmeyi amaçladıklarını söyledi. Bugüne kadar bin firmaya 500 milyon Euro yurtdışı kaynaklı yatırım kredisi kullandırıldığı bilgisini veren Kavcıoğlu, bu yıl sonuna kadar 380 milyon Euro ve 150 milyon dolarlık yurtdışı kaynak geleceğini açıkladı.

Geçen yıl sonunda TOBB ile yapılan protokoller sonrasında 25 ticaret ve sanayi odası ile anlaşma yaptıklarını bildiren Kavcıoğlu, “Oda ve borsalar kendi kaynaklarından bankamıza bu kapsamda 500 milyon TL kaynak aktardı. Bu kaynakla birlikte ticaret ve sanayi odası üyelerine bankamız tarafından kullanılmak üzere toplam 3,5 milyar TL’lik kaynak ayrıldı. Bu kaynak toplam 11 bin 873 firmaya kullandırıldı. Firmalardan yaklaşık beş bini bankamızla ilk kez çalışmaya başlayan müşterilerden oluşuyor.” diye konuştu. Halk Bankası’nca esnaf ve sanatkârlara kullandırılan kooperatif kredileri faizinin yüzde 50′si Hazine tarafından sübvanse ediliyor. Ayrıca, imalat ve bakım onarım alanında faaliyet gösteren KOBİ’lere kredi kullandırımlarında yüzde 5 BSMV muafiyeti sadece Halkbank tarafından uygulanıyor. 2 Eylül itibarıyla KOBİ kredilerinde faizi yüzde 16′ya indirdiklerini aktaran Kavcıoğlu, esnaf kredilerinin faizinin ise yüzde 8′e gerilediğine dikkat çekti. Kavcıoğlu’na göre bu oranlar son 40 yılın en düşük faizleri. Özellikle ticaret ve sanayi odaları üyelerine kullandırılan kredilerin geri dönüşünde herhangi bir sorun yaşanmadığını vurgulayan Kavcıoğlu, “Aslında biz krizin etkisiyle bir miktar sorun yaşanacağını bekledik. Hatta ‘sıkı takip edelim’ dedik. Ancak herhangi bir sorun çıkmadı.” dedi. Bankacılık sektörünün hizmet verdiği KOBİ sayısı 1 milyon 577 bin iken bunun 582 bini Halkbank müşterisi. Geçen yıl kredi hacminde yüzde 40 artış hedefiyle yola çıkan Halkbank’ın aktif büyüklüğü Haziran 2009 sonu itibarıyla yüzde 9 artışla 55,7 milyar liraya ulaştı. Toplam krediler ise geçen yılın sonuna göre yüzde 10,2 artış gösterdi.

Çek ve senedin yerini ‘Esnafkart’ alacak

Tarım sektörüne kullandırdıkları kredi miktarının arttığını belirten Halkbank Genel Müdür Yardımcısı Kavcıoğlu, ‘Mahsul Kart’ ile tarımsal üreticilerinin tohum, zirai ilaç ve akaryakıt gibi her türlü nakit ihtiyaçlarının karşılandığını söyledi. KOBİ ve küçük esnafa yönelik ‘KOBİkart’ ve ‘Esnafkart’ projelerinden bahseden Kavcıoğlu, “Bu kartlar sayesinde hem küçük ve orta büyüklükteki işletmelerimiz hem de küçük esnafın nakit sıkıntısına çözüm bulacağız. Firmaların mal alımlarında çek-senet kullanma dönemi artık bitiyor. Bizimle anlaşmalı işletmelere giderek daha rahat mal alma imkânına kavuşacaklar.” dedi. ZAMAN

ERCAN BAYSAL ANKARA


Faizde 2. indirim dalgası ekimde

Reel sektör ile bankalar arasındaki kredi tartışması devam ederken, veriler KOBİ’lerin sermayesiz bırakıldığını ortaya koydu. Eylül 2008 ile Haziran 2009 dönemleri arasında sektördeki toplam krediler 7 milyar lira artarken, KOBİ’lere aktarılan kaynak 9 milyar lira azaldı. KOBİ sayısı ise 1 milyon 619 binden 1 milyon 602 bine geriledi. Halkbank Genel Müdür Yardımcısı Kavcıoğlu, KOBİ kredilerinde sektörde gözle görülür bir yavaşlama meydana geldiğine dikkat çekerek, “Halkbank’ta ise tersi bir durum yaşanıyor. Dokuz aylık dönemde firmalara sağlanan kredi pazarı yüzde 10 daralırken, bizde yüzde 10,5′lik artış meydana geldi. Destek tam gaz devam ediyor.” şeklinde konuştu. Özellikle Ramazan ayının çok hareketli geçtiğini dile getiren Kavcıoğlu, faizlerdeki düşüş ve iftar saatinin geç olmasıyla birlikte hem işletmelerin hem de banka şubelerinin tam kapasite ile çalıştığını söyledi.

Halkbank’ın toplam kredileri Eylül 2008 ile Haziran 2009 dönemleri arasında 24,3 milyar liradan 28,5 milyar TL’ye yükseldi. Sektördeki KOBİ kredilerinin toplam krediler içerisindeki payı aynı dönemde yüzde 26,4′ten 21,5′e gerilerken, Halkbank’ın KOBİ kredilerinde sektördeki payı yüzde 10,7′den 14′e yükseldi. Yine aynı dönemde sektörde toplam kredilerde yaklaşık 7 milyar liralık bir artış olurken bunun 4,1 milyar lirasını Halkbank gerçekleştirdi. Genel Müdür Yardımcısı Kavcıoğlu’na göre bu veriler banka olarak her zaman reel sektörün yanında yer aldıklarının delili. Banka kaynaklarının yanı sıra yurtdışından sağlanan fonları KOBİ’lere kullandırarak uzun vade ve ödemesiz dönem fırsatı sunduklarını dile getiren Kavcıoğlu, KOBİ’lerin yatırım projeleri ve işletme sermayesi ihtiyaçlarını finanse etmeyi amaçladıklarını söyledi. Bugüne kadar bin firmaya 500 milyon Euro yurtdışı kaynaklı yatırım kredisi kullandırıldığı bilgisini veren Kavcıoğlu, bu yıl sonuna kadar 380 milyon Euro ve 150 milyon dolarlık yurtdışı kaynak geleceğini açıkladı.

Geçen yıl sonunda TOBB ile yapılan protokoller sonrasında 25 ticaret ve sanayi odası ile anlaşma yaptıklarını bildiren Kavcıoğlu, “Oda ve borsalar kendi kaynaklarından bankamıza bu kapsamda 500 milyon TL kaynak aktardı. Bu kaynakla birlikte ticaret ve sanayi odası üyelerine bankamız tarafından kullanılmak üzere toplam 3,5 milyar TL’lik kaynak ayrıldı. Bu kaynak toplam 11 bin 873 firmaya kullandırıldı. Firmalardan yaklaşık beş bini bankamızla ilk kez çalışmaya başlayan müşterilerden oluşuyor.” diye konuştu. Halk Bankası’nca esnaf ve sanatkârlara kullandırılan kooperatif kredileri faizinin yüzde 50′si Hazine tarafından sübvanse ediliyor. Ayrıca, imalat ve bakım onarım alanında faaliyet gösteren KOBİ’lere kredi kullandırımlarında yüzde 5 BSMV muafiyeti sadece Halkbank tarafından uygulanıyor. 2 Eylül itibarıyla KOBİ kredilerinde faizi yüzde 16′ya indirdiklerini aktaran Kavcıoğlu, esnaf kredilerinin faizinin ise yüzde 8′e gerilediğine dikkat çekti. Kavcıoğlu’na göre bu oranlar son 40 yılın en düşük faizleri. Özellikle ticaret ve sanayi odaları üyelerine kullandırılan kredilerin geri dönüşünde herhangi bir sorun yaşanmadığını vurgulayan Kavcıoğlu, “Aslında biz krizin etkisiyle bir miktar sorun yaşanacağını bekledik. Hatta ‘sıkı takip edelim’ dedik. Ancak herhangi bir sorun çıkmadı.” dedi. Bankacılık sektörünün hizmet verdiği KOBİ sayısı 1 milyon 577 bin iken bunun 582 bini Halkbank müşterisi. Geçen yıl kredi hacminde yüzde 40 artış hedefiyle yola çıkan Halkbank’ın aktif büyüklüğü Haziran 2009 sonu itibarıyla yüzde 9 artışla 55,7 milyar liraya ulaştı. Toplam krediler ise geçen yılın sonuna göre yüzde 10,2 artış gösterdi.

Çek ve senedin yerini ‘Esnafkart’ alacak

Tarım sektörüne kullandırdıkları kredi miktarının arttığını belirten Halkbank Genel Müdür Yardımcısı Kavcıoğlu, ‘Mahsul Kart’ ile tarımsal üreticilerinin tohum, zirai ilaç ve akaryakıt gibi her türlü nakit ihtiyaçlarının karşılandığını söyledi. KOBİ ve küçük esnafa yönelik ‘KOBİkart’ ve ‘Esnafkart’ projelerinden bahseden Kavcıoğlu, “Bu kartlar sayesinde hem küçük ve orta büyüklükteki işletmelerimiz hem de küçük esnafın nakit sıkıntısına çözüm bulacağız. Firmaların mal alımlarında çek-senet kullanma dönemi artık bitiyor. Bizimle anlaşmalı işletmelere giderek daha rahat mal alma imkânına kavuşacaklar.” dedi.

Zaman

Share this Post[?]
        
Tags: Kredi ve faizde 2. indirim dalgası ekimde

Be the first to comment - What do you think?  Posted by Emrah Coşkun - 25 Eylül 2009 at 11:12

Categories: Siyaset - Ekonomi   Tags:

Turkcell’den, 1200 dakika tarifesine getirilen eleştirilere açıklama

Turkcell‘in 35 TL’ye 1200 dk her yöne sınırsız olan tarifesi memurlar arasında büyük ilgi görmüştü. Sadece bu kampanyadan dolayı binlerce kişi Turkcell’e geçti. Ancak Turkcell abonelerine gönderdiği mesajla bu tarifeyi artık “35 TL’ye 1500 dk olacak” şekilde uygulayacağını belirtti. Memurlar.net forumun büyük tepki toplayan bu değişiklik sonrasında Turkcell tarafından bir açıklama gönderilmiştir. Turkcell tarafından gönderilen açıklamada uygulamanın “Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumundan” kaynaklandığını belirtilmektedir. Açıklamanın tam metni için başlığa tıklayınız.İçinde faaliyette bulunduğumuz iletişim sektörünü denetleyen ve düzenleyen Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun 25.03.2009 tarih ve 2009/DK-07/149 sayılı Kurul Kararıyla 28 Nisan 2009 tarihinde Turkcell’e tebliğ ettiği;

“Dakika başına ağırlıklı ortalama çağrı sonlandırma ücretinin (toptan ücretin), her bir abonelik paketi bazında kullanıma bağlı olarak ortaya çıkan dakika başına ortalama şebeke içi tarifeleri (perakende ücreti) geçmemesinin sağlanmasına yönelik tedbirlerin Turkcell tarafından alınmasının gerekli olduğu” hükmünü uygulamaya yönelik bir değişikliktir.

Söz konusu değişiklik Turkcell’in internet sitesi ve BizBizeKamu tarifesinin HerYöne 1200 dakika seçeneğinden faydalanan Turkcell müşterilerine ilk fatura kesim tarihlerinden önce gönderilen SMS’lerle duyurulmuştur.

Yapılan değişiklik sonucunda;

Bizbize Kamu Her Yöne 1200 dk teklifinde olan müşterilerimiz, 20.09.2009 tarihinden sonraki ilk fatura kesim tarihlerinde otomatik olarak bu teklife geçirilecektir. Böylelikle, 1200 dk olan teklifleri; 500 dakika Turkcell, 500 dakika diğer operatör, 500 dakika da sabit hatlar yönüne arama olacak şekilde 1500 dakikaya çıkarılacaktır.

Bu tarifede bulunan Turkcell aboneleri, tarifedeki değişiklikten sonra paket dakikalarını diledikleri zaman ücretsiz olarak sorgulamaya devam edebilecekler.

Bunun yanında tarifede bulunan abonelere her bir 500 dakikanın bitiminde kısa mesaj yoluyla bilgilendirme yapılacaktır.

Paketin ücretinde ve aşım ücretlerinde bir değişiklik olmamıştır.

Memurlar.Net

Share this Post[?]
        
Tags: 1200 dakika tarifesine getirilen eleştirilere açıklama, Turkcell'den

Be the first to comment - What do you think?  Posted by Emrah Coşkun - at 11:11

Categories: Siyaset - Ekonomi, memurlar.net   Tags: ,

Garipoğlu’nun şoförü itiraf etti

DHA 24 Eylül 2009

Cem Garipoğlu’nun cinayetten sonra ilk gece nerede saklandığı tespit edildi. Edinilen bilgiye göre Garipoğlu, cinayetten sonraki ilk gece İstanbul Beylikdüzü’nde bir evde kaldı. Nida Garipoğlu’nun şoförü Ahmet Badur ile Mehmet Karakayalı, Cem Garipoğlu’nun saklanmasında rol aldıklarını itiraf etti. Ayrıca Vali Güler, “yeni gözaltılar olabilir” açıklamasını yaptı. Bu arada olayla ilgili gözaltına alınan Kamuran Batur serbest bırakıldı.

CEM’İN BABASINDAN CİNAYET İTİRAFI

CEMİL BARAN’DAN ŞOK İDDİALAR

Münevver Karabulut’un katil zanlısı Cem Garipoğlu’nun saklanmasıyla ilgili sırlar gün yüzüne çıkıyor. İstanbul Valisi, Münevver Karabulut cinayeti soruşturmasıyla ilgili konuşan Vali Güler, “Gözaltındakilerin ifadelerine göre gerekirse yeni gözaltılar olabilir” dedi.

197 gün boyunca saklanan Cem Garioğlu’na kimlerin ve nasıl yardım ettiği gözaltına alınan şüphelilerin sorgusunda aydınlatıldı.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği’nde sorgulamaları süren zanlılardan Mehmet Nida Garipoğlu’nun şoförü Ahmet Batur ile satın alma müdürü Mehmet Karakayalı Cem Garipoğlu’nun kaçırılması ve saklanması olayında rolleri olduklarını itiraf ettikleri öğrenildi. Sorgulamada, Cem Garipoğlu’nun saklandığı ev veya yer ile ilgili herhangi bir tespit yapılamadığı belirtildi. Zanlıların ifadeleri doğrultusunda Garipoğlu’nun saklandığı yer ve kaçırılma ve saklanma olayında başka kişilerin rol alıp almadıklarının tespitine çalışıldığı kaydedildi.

Yarın adliyeye sevk edilemeleri beklenen 5 zanlının avukat huzurundaki ifadeleri alındı.

İŞTE ŞOFÖRÜN İLK İFADELERİ:

“Olay günü patronum Nida G., Cem’i almamı söyledi. Onu aldım ama o anda cinayete karışmış olduğunu bilmiyordum. Ben cinayet işlemiş birine yardım ve yataklıkta bulunmadım. Sadece patronumun dediklerini yerine getirerek Cem’i arabaya aldım. başba bir arabaya verdim”

YENİ GÖZALTILAR OLABİLİR

İstanbul Valisi Muammer Güler, Münevver  Karabulut cinayetine ilişkin, “Bu gözaltılardan sonra eğer gerekiyorsa yeni  gözaltılar da olabilir ama öncelikle cinayetin soruşturması yürütülüyor” dedi.

İstanbul İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Mucip Kına ve BJK Koleji  öğrencileri, yeni eğitim ve öğretim yılının açılışı nedeniyle Vali Güler’i  makamında ziyaret etti.

Güler, ziyaret sırasında bir basın mensubunun “Münevver Karabulut  cinayetindeki son gelişmelere” ilişkin sorusu üzerine şöyle konuştu:

“Çocuklarımız iyi yetişirlerse iyi eğitim alırlarsa onların sağlıklı  eğitim alması, çocuklarımızın, gençlerimizin korunması yeni o tür olayları  önleyecektir ama tabii ki şu anda olayın adli süreci devam ediyor.

Yetkili Cumhuriyet savcısı, eldeki delilleri değerlendiriyor emniyet  mensuplarıyla beraber… Biliyorsunuz yeni gözaltılar oldu. Bu gözaltılardan  sonra eğer gerekiyorsa yeni gözaltılar da olabilir ama öncelikle tabii cinayetin  soruşturması yürütülüyor. Bu arada, yardım ve yataklıkla ilgili varsa suçlular  onlarla ilgili araştırma yapılıyor. Tabii önümüzdeki günlerde bu gözaltına  alınanların ifadesine göre yeni gözaltılar da olabilir, olmayabilir ama bunların  hepsini adli aşamada yetkili Cumhuriyet savcılarımız belirleyecekleridir. Tabii  ki daha sonra da işin mahkeme safhası başlayacak.”

İLK GECE BEYLİKDÜZÜ’NDE KALMIŞ

Cem Garipoğlu’nun cinayetten sonraki ilk gece Beylikdüzü’nde, kaldığı tespit edildi.

Share this Post[?]
        
Tags: Garipoğlu'nun şoförü itiraf etti

Be the first to comment - What do you think?  Posted by Emrah Coşkun - 24 Eylül 2009 at 19:22

Categories: Siyaset - Ekonomi   Tags:

CHP’den Çubukçu’ya: Bedava kitabı kim basıyor?

- CHP İstanbul Milletvekili Çetin Soysal, öğrencilere dağıtılacak ders kitaplarının basıldığı yayınevlerinin hangi kritere göre seçildiğini sordu.

Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu’nun yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığına sunduğu yazılı soru önergesinde, ana sınıflarının eğitime başladığı gün “İstanbul’da pek çok okulda yaşanan su kesintisinin nedenini” de öğrenmek isteyen Soysal, yeni müfredatta öngörülen “çoklu zeka uygulamasının” sağlıklı yapıldığı okul sayısının yanında cevap istediği soruları şöyle sıraladı:

“Ödeneği gönderilmeyen kaç ilköğretim okulu bulunmaktadır? E-kayıt sisteminin getirilmesi ile birlikte aileler mağdur edilmiştir. Okulların tamamında standartları eşitlemeden böyle bir değişikliğe gidilmesi çifte standart doğurmayacak mıdır?

15 milyon öğrenciye dağıtılacak olan ders kitaplarının basıldığı yayınevleri neye göre seçilmektedir? Bunun için nasıl bir usul uygulanmaktadır?

Okul Servis Araçları Yönetmeliğinde yapılan değişiklikle hurda denilecek araçlarla öğrencilerin taşınmasının yolu açılmıştır. Bu değişikliğin geri çekilmesi ve öğrencilerin can güvenliğinin sağlanmasında standartların yükseltilmesi için Ulaştırma Bakanlığı ile görüşülecek midir?”

Anadolu Ajansı

Share this Post[?]
        
Tags: CHP'den Çubukçu'ya: Bedava kitabı kim basıyor?

Be the first to comment - What do you think?  Posted by Emrah Coşkun - at 13:11

Categories: Siyaset - Ekonomi   Tags:

Kurtlar Vadisi’nin Kırmızı Kitabında KPSS Soruları Varmış

Hürriyet Gazetesi Yazarı Hüseyin Gence, Kurtlar Vadisi Ekibi İle Bir Araya Geldi
20/09/2009 – 19:14

İlk bölümü 2003’te yayınlanan Kurtlar Vadisi, kısa bir sürede ekranların en çok izlenen dizisi haline geldi. Reyting rekorları kırdı. Zaman zaman milli maçlardan daha çok izlenme oranına ulaştı. Yaygın dizi izleyicisi olan kadınların aksine, erkek izleyiciyi ekran başına kilitledi. 2004’te Pana Film’in kurulmasıyla dizisinin senaristleri, yapımcıları da oldu. Karakterleri birer fenomene dönüştü, ölenler için gıyabında cenaze namazı kılındı, gazetelere vefat ilanları verildi.

Bunu Kurtlar Vadisi Terör ve Pusu konseptleri izledi. Şimdi Kurtlar Vadisi Pusu, yeni bölümüyle 24 Eylül’de Star TV’de ekrana gelmeye hazırlanıyor. Dizinin senaristleri ve Pana Film ortaklarından Bahadır Özdener (34), Cüneyt Aysan (42), Raci Şaşmaz (36) ve hem şirketin ortaklarından hem de başrol oyuncusu Necati Şaşmaz (38), ilk kez röportaj vermek için bir araya geldi. Ekip üyeleri siyah takımlar giymişti. Beklenenin aksine eğlenceli tavırları, güler suratları ve esprileri röportaj boyunca hiç eksik olmadı. Gelecek bölümlerden, haklarındaki ithamlara kadar pek çok soruyu yanıtladılar.

Tanışma hikayenizden başlayalım…

Bahadır: Raci Abiyle Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde birinci sınıfın ilk günü tanıştık. O zamandan beri dostluğumuz sürüyor. 1993’te Raci Abi, Elazığ’da hakim olan arkadaşı Cüneyt ve abisi Necati Şaşmaz ile beni tanıştırdı. Hiç unutmam Necati Şaşmaz bana bir şiir kitabı verdi. O yıllarda daha romantik takılıyordu. Kapağa “Kartallar kartallarla uçar, kargalar kargalarla uçar, iki kartal bir ömür uçmanız dileğiyle” diye yazmıştı. Sanırım duaları kabul oldu, 15 senedir bir aradayız.

Uzun süreli ortaklık hep istediğiniz bir şey miydi?

Bahadır: Raci Abinin kafasında hepimizin beraber yaşama planı vardı. Cüneyt hakim, Necati abi Kanada’da, ben de gazeteciyim. Bu rüya nasıl gerçekleşir, hiçbirimiz bilmiyorduk. Raci Abi, bir işimiz olsun, hepimiz bir ucundan tutalım istiyordu. Kader diye bir şey var herhalde Raci Abi ne yaptı, ne etti bizi biraraya getirdi. Cüneyt bile hakimliği bırakıp hem Pana Film’in ortağı hem de senaristi oldu.

Ekipte son söz kimden çıkar?

Bahadır: Raci Abi risk almayı sever, Cüneyt muhafazakârdır, ben daha ortadayım. Son söz muhakkak patron olan Raci Abi’nindir. Ama kararını hepimizin fikirlerini dinleyerek verir. Gol atacaksak bir arada, gol yiyeceksek bir arada olur.

Aranızdaki patron-arkadaş dengesinin bozulduğu oluyor mu?
Bahadır: Bunu abi-kardeş ilişkisi olarak düşünün. İnsanları bir arada tutmak Raci Abi’nin Allah vergisi bir meziyeti. Zaten o hep sorumluluk alırdı. Her şeyimizi dinlerdi. O yüzden iyi bir lider oldu.

Aşklarınızı da birbirinizle paylaşır mısınız?

Bahadır: Mahrem noktalar hariç paylaşırız. Raci Abi bu konuda daha liberal ve özgürlükçüdür. Onun için bir insan birini seviyorsa tamamdır. Cüneyt hep “Siz daha iyisine layıksınız” der. Ama o “daha iyisi” nedir bilemiyoruz.

Hiç grubu bırakıp gitmek isteyen oldu mu?

Bahadır: Birbirini, aklını, gönlünü çok seven insanlarız. Meseleyi ticaret, ortalık olarak algılamıyoruz. Bu iş olsa da olmasa da biz yan yanayız.

BİZ GENÇLERE BİR HEDEF KOYUYORUZ

Sizin aranıza katılmak zor mudur?

Bahadır: Yok. Aramıza çabuk insan alırız. Ama aradığımız bazı kriterler var. Mesela öncelikle küsme huyu olmamalı. Paylaşmayı çok sevmeli. Hayal dünyası geniş olmalı. Biz öyle sıkıcı bir ekip değiliz.

Fakat hep siyahlar içinde sizi görünce daha sert ve sıkıcı bir ekip hayal ediyor insan…

Bahadır:
O bir medya yalanı. Biz aynı anda hem Kurtlar Vadisi’nden 20 reyting alıp Ekmek Teknesi gibi bir komediden 18 reyting alıyorduk. Bu gözden kaçırılmış bir detaydı. Ayrıca biz hiç asık suratlı insanlar olmadık. Uzay filmi yazanlar uzaylı mı?

Medya yalanı dediniz… Size göre başka ne gibi yalanlar var?

Bahadır: Kurtlar Vadisi ile şiddeti yan yana getirmek en büyük propogandaydı. Biz bunu sistemli ve bilinçli bir operasyon olarak değerlendiriyoruz. Bu ülkenin genç bir nüfusu var. Bu dinamik nüfusun eğitimle ilgili sorununu Kurtlar Vadisi’ne bağlamak art niyettir. Ayrıca Kurtlar Vadisi gençler için bir yol göstericidir.

Peki neden özellikle size propoganda yapıldı?

Cüneyt: 12 Eylül öncesi 5 bin kişi öldü. O zamanlar Kurtlar Vadisi var mıydı? Hayır. Biz gençlere bir hedef koyuyor, milli bilinç oluşturmaya çalışıyoruz. Bu Türkiye’nin bu kalıplarda kalmasını isteyen kişilerin de işine gelmiyor.

Ergenekon davasıyla gündeme gelen iddiaların, önceden diziye yansıması tesadüf müydü?

Bahadır: Türkiye’nin demokrasiyle ilgili bir meselesi var. Bu hastalığa neden olan sebepleri araştırdığınızda bizim İskender Büyük ve organizması diye adlandırdığımız, kamuoyunda Ergenekon veya çeteler diye adlandırılan organizmalar ortaya çıkıyor. Fakat mevcut, davası görülen konuyla alakamız yok. Biz onun daha ötesini anlatmak istedik.

Karakterlerden bazıları Abdullah Çatlı ya da Veli Küçük gibi isimlere benzetiliyor…

Bahadır: İzleyici kafasında birini canlandırarak diziyi izliyor. Yoksa bu saydığınız isimlerle hiçbir anlamda karakterlerimizin organik bağı bulunmuyor.

ANLATACAKLARIMIZ BİTTİĞİNDE BİTER

Senaryo yazım aşamasında nelerden besleniyorsunuz?

Bahadır: Gündemi ve günceli takip ediyoruz. Raci Abi, Cüneyt ve benim dışımda bir senaryo ekibimiz de var. Herkes kendi yapısından bir şeyler katıyor.

Peki senaryoya en çok itiraz kimden geliyor?

Raci: Senaryo bittikten sonra hepsine “Nasıl oldu” diye sorarım. Bahadır’ın tepkisi hep iyi olur. Cüneyt’in dudakları titrerse anlarım ki politik bir şeyler söylenmemiş. Bana göre dizide hem aksiyon, hem siyaset olmalı.

Senaryo stoku yapar mısınız?

Necati: Her sezon bana 14 bölüm kafamızda hazır derler. Sonrasında konu ve hikaye değişir. Karakter başka bir noktaya götürülür. Her şey sürpriz olabilir.

Polat karakterini yaratırken kimyasına neler kattınız?
Bahadır: Polat yazılması zor bir karakterdi. Mülkiyede okumuş, özel yetiştirilmiş, kimliğini değiştirmiş, duygularını kontrol eden bir adam. Bir karakter üzerinde bütün bunları nasıl anlatırız derken fark ettik aslında, bunlar Necati Şaşmaz. Çünkü o da duygularını içinde biriktirir, yeri geldiğinde iyi ifade eder. Çok hızlı düşünüp hareket edebilir, çok stratejik kafası vardır. Polat karakterini Necati Şaşmaz’dan esinlenerek yazabilirsek bu dizi yırtmıştır dedik. Hâlâ da ondan esinleniyoruz.

Kurtlar Vadisi daha ne kadar sürer?

Raci: Anlatacak hikayemiz bittiğinde Kurtlar Vadisi biter. Daha anlatacak çok hikaye var.

NECATİ’Yİ KURTLARIN ARASINA ATMAK İSTEMEDİM

Raci Bey, abinizin oyunculuğa başlamasını ilk başlarda istemediğiniz doğru mu?

Raci: Evet. Çünkü zor bir meslek. Başlarda Necati’nin yalnız kalacağını düşündüm. Ayrıca oyunculuk bir kurtlar vadisi ve Necati’yi oraya atmak istemedim. Kurtların arasında yaşamak zordu ama yaşadı. Çok da iyi oldu. Hem kendini, hem oyunculuğunu geliştirdi.

Abi-kardeşin aynı şirkette iş yapması avantaj mı dezavataj mı?

Raci: Dezavantaja hiç dönüşmedi. Pana Film’i birlikte yönetiyoruz. Birbirimizden gizli saklı iş çevirmiyoruz. Aramızda egoların birbiri üstüne çıkmadığı bir ilişkimiz var.

Çocukluk döneminde aranızdaki ilişki nasıldı? Birbirinizi korur muydunuz?

Raci: Birbirimizi koruyan kollayan aile fertleri olarak yetiştik.

Fikir ayrılıkları en çok nerede çıkıyor?

Necati: Sanırım gereksiz yerlerde.
Raci: Ben sonuca gitmeye çalışırım. Necati detaylarla ilgileniyor.

AŞKI ARAYANLARDAN DEĞİLİM,GELİP BENİ BULURSA EYVALLAH

VADİ’NİN POLAT’I NECATİ ŞAŞMAZ

Yedi yıldır aynı karakteri oynuyorsunuz. Polat ile Necati’nin karıştığı oluyor mu?

- Ben karıştırmıyorum ama bazen izleyici karıştırıyor.

İlerde başka nasıl bir rolde oynamak istersiniz?

- Bu dizide oynarken başka bir projede oynama imkanım yok. Sadece Kurtlar Vadisi ile ilgili işlerde yer alabilirim. Çünkü ortada dizi izleyicisinin alıştığı bir karakter var. Mesela kendimi seslendirmek istiyorum ama pek çok kişi Polat’ın sesine aşina.

Dizide evlenmenize nasıl tepkiler geldi?

- Aileler evlenmeme sevindi. Hayran kitlemden bazıları gerçekle karıştırdı. Elif hayranları başta kızdılar, sonra kabullendiler.

Aşka inanır mısınız?

- Evet. Ama hiç aşkı tatmadım.

Nasıl yani! Aşk mı aramıyorsunuz yoksa karşınıza istediğiniz gibi biri mi çıkmadı?

- Aşık olmadım. Ama olmayacağım demedim.

Peki nasıl bir kadın sizi kendine aşık eder?

- Bilsem onu arardım. Ben aşkı arayanlardan da değilim. Gelip beni bulursa eyvallah.

Kadın hayranlarınız çok. Siz kendinizi yakışıklı bulur musunuz? İyi bir vücut için evinize spor salonu yaptırmışsınız…

- Kendimi beğenirim ama sen spor salonunu nereden biliyorsun? Basın nasıl girdi evime (gülüyor)! Haftada üç gün ortalama ikişer saat spor yapıyorum.

Egonuz yüksek mi?

- Çok. Ama alt etmeyi başarıyorum sanırım.

POLAT HİÇBİR ZAMAN ÖLMEZ ÇÜNKÜ O BİZİM KAPTANIMIZ

Birçok kanaldan teklif alan bir dizi bu. Star TV’ye geçmeye nasıl karar verdiniz?

Raci: Star’ın izleyici kitlesi ve insani ilişkileriyle doğru bir kanal olduğunu düşünüyorum. Sıcak, samimi ve net konuşulan bir ilişki kurduğumuz için Star’ı tercih ettik. Kurtlar Vadisi için taze kan, yeni bir süreç ve başlangıç olacak. İzleyicilerimiz açısından da bir şey kaybettiğimiz değil, çok daha güzel şeyler kazandığımız görüşündeyim.

Kaç bölümlük anlaşmanız var?

Raci: 30 bölümlük bir anlaşmamız var. Ama benim için gönül anlaşmaları vardır. Gönlümüz anlaştığı sürece devam ederiz.

Yeni sezonla birlikte bizi bekleyen süprizler var mı?

Bahadır: Keyifli bir sezon olacak. Beklentiler seyirci açısından yüksek. Heyecanlı, gerilimli bir 30 bölüm vaat ediyoruz. Güzel yeni karakterler de eklenecek.

Kurtlar Vadisi, Kurtlar Vadisi Terör, Pusu sonrasında ne var?
Raci: Yeni bir konseptle yeni bir isim gelir. Ama yeni bir konsept olacak mı? Ne olacak bilmiyoruz. Dediğim gibi, söz biter vadi biter.

En çok merak edilenlerden biri kırmızı kitapta neler yazdığı?

Bahadır: O kitabın içindekileri biz parça parça dizinin içerisinde anlatıyoruz. Polat’ın davranış biçimini, değindiği konuları, girdiği alanları dikkatle izleyenler konuları cımbızlayıp anlayacak.
Necati: Ben o sahneyi çekerken kırmızı kitabın içinde KPSS sınavlarının soru kitapçığı vardı (gülüyor).

Muro’nun diziden çıkacağı doğru mu?

Necati: Bizde dizilere girenler ve çıkanlar hep olur. Giriş kapısı olduğu gibi, çıkış kapısı da her zaman açıktır.
Bahadır: Ölecek mi, kalacak mı o bir soru işareti. Ama Kurtlar Vadisi anayolu olan bir iş. Her an her şey olabilir.

Peki bir gün Polat ölebilir mi?

Bahadır: Hayır. Anayolda bizi götüren kaptan Polat.
Necati: O zaman maaşıma zam istiyorum (gülüyor).

Kaynak: Hüseyin Gence –  Hürriyet-yazete

Share this Post[?]
        
Tags: Kurtlar Vadisi

Be the first to comment - What do you think?  Posted by Emrah Coşkun - 23 Eylül 2009 at 18:34

Categories: Siyaset - Ekonomi   Tags:

Maçları şifresiz izlemek mümkün mü?

Türkiye’de lig ve son dönemde Avrupa kupalarındaki maç yayınlarının şifreye girmesinin ardından ‘maçları şifresiz olarak nasıl izleyebiliriz?’ sorusu vazgeçilmez konularından biri haline geldi.Son yıllarda normal kanallardan naklen maç yayını izlemeye hasret kalan futbol tutkunları, yarın akşam oynanacak olan Galatasaray ve Fenerbahçe maçı için de internette yayınlanan forumlarda yoğun bir şekilde bu soruya cevap aradı.

Panathinaikos-Galatasaray ve Fenerbahçe-Twente maçlarının Azerbaycan’ın İçtimai Tv kanalında yayınlanacak. İçtimai Tv’nin internet sitesinde de anonslarla duyurulan maç yayınlarının şifresiz olacağı iddia edildi.

İçtimai Tv (Itv) kanalına Turksat 3A üzerinden 11554 / H / 2916 frekansından ulaşabilirsiniz.

Öte yandan Fenerbahçe’nin Twente ile yapacağı maçı izleyebilmenin seçenekleri ise biraz daha fazla. Bu karşılaşmayı Slovakya’nın STV3 kanalı ve El Cezire Sport+8 kanalı da yayınlayacak. El Cezire Sport kanalında Turkcell Süper Lig karşılaşmaları bile yayınlanıyor, ancak bu maçları El Cezire’de izleyebilmek için uydudan kart paylaşımlı sistemde bir miktar ödeme yapmanız gerekiyor.

Share this Post[?]
        
No tags for this post.

Be the first to comment - What do you think?  Posted by Emrah Coşkun - 16 Eylül 2009 at 16:43

Categories: Siyaset - Ekonomi   Tags:

Turkcell ‘den yeni kampanya

En çok konuşulan iki kişiyle 5 bin dakika bedava

TURKCELL, müşterileri için yeni bir kampanya başlattı. ‘BİNUMARAM’ yazıp 5554′e gönderen ilk 1 milyon bireysel faturalı Turkcell müşterisi, en çok aradığı Turkcell’liyle tam 2 ay boyunca, ayda 5 bin dakika bedava konuşacak. ‘Bi Numaram’ kampanyasına katılmak için 5554′e SMS atan abonelere Turkcell, son iki ayda en fazla aradıkları Turkcell numarasını gönderecek. Bu numarayı kabul eden Turkcell’li, en çok aradığı Turkcell’liyle tam 2 ay boyunca bedava konuşmaya başlayacak. Kampanyaya katılım için bir kereye mahsus tüm vergiler dahil 5 TL ücret alınacak.

Akşam

Share this Post[?]
        
Tags: Turkcell 'den yeni kampanya

Be the first to comment - What do you think?  Posted by Emrah Coşkun - at 14:33

Categories: Siyaset - Ekonomi   Tags:

Hüseyin Çelik, Ak Parti’de 2 numaralı isim oluyor

Bülent SARIOĞLU

Başbakan Tayyip Erdoğan, 3 Ekim Cumartesi yapılacak Üçüncü Olağan Büyük Kongre’de parti yönetiminde değişim yapmaya ve demokratik açılımı vitrine yansıtmaya hazırlanıyor.

Kongrede, Ak Parti’nin yetkili karar organı olan 50 kişilik Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) yenilenecek. Erdoğan, bu kurul içinden Merkez Yürütme Kurulu’nu (MYK) belirleyecek ve yeni genel başkan yardımcılarını görevlendirecek. Geçmiş dönemlerde olduğu gibi kongreye yine tek liste sunulacak. Başbakan, halen 11 kadın üyesi bulunan MKYK’da yine en az 10 kadın üyeye yer verecek. Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın bu kez MKYK’da görev almasına kesin gözüyle bakılıyor. Erdoğan, MYK’daki değişikliklerle de yeni bir parti vitrini oluşturacak. Erdoğan’ın başdanışmanı olan eski Bakan Hüseyin Çelik’in partideki ikinci makam olan siyasi ve hukuki işlerden sorumlu başkan yardımcılığına getirilmesi bekleniyor. Çelik, bakanlıktan alınmasına karşın son dönemde demokratikleşme açılımındaki mesajlarıyla öne çıktı. Bu görevde olan Abdülkadir Aksu’nun yerel yönetim başkanlığına kaydırılabileceği belirtiliyor.

Hürriyet

Share this Post[?]
        
Tags: Ak Parti'de 2 numaralı isim oluyor, Hüseyin Çelik

Be the first to comment - What do you think?  Posted by Emrah Coşkun - at 14:31

Categories: Siyaset - Ekonomi   Tags: ,

Kredi Kartı Aidatı İade Dilekçesi.

…………………BANKASI GENEL MÜDÜRLÜĞÜ’NE

ANKARA

Bankanızın ……………………tarihinden beri ……………………………… nolu kredi kartı kullanıcısıyım. Bankanız tarafından hiçbir hizmet karşılığı olmaksızın, kredi kartı aidat bedeli olarak …… YTL hesap dökümüme yansıtılmakta ve şahsımdan tahsil edilmektedir.

Kredi Kart ücteti adıaltında para kesilmesinin hukuki mesnetsizliği;

· 4822 Sayılı Kanun ile Değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un “Sözleşmedeki Haksız Şartlar” başlıklı 6. maddesine ve 5464 Sayılı Banka ve Kredi Kartları Kanunun 24. maddesine göre bankanızın almış olduğu bu kart ücreti, herhangi bir hizmet karşılığı olmadığından ve de söz konusu sözleşme şartı önceden hazırlanmış, özellikle standart sözleşmede yer alması nedeniyle içeriğine etki edilemeyip; müzakere edilemediğinden haksız bir şarttır.Ayrıca 5464 sayılı yasanın 44. maddesinde yapılan atfa binaen, uyuşmazlıkların Tüketici Hakem Heyeti`nde ve/veya Tüketici Mahkemesi`nde çözümleneceği hüküm altına alınmıştır,denilmektedir.

Konu ile ilgili emsal karar:

- Kocaeli Tüketici Mahkemesi’nin 04/10/2006 tarih ve 2006/368 Karar nolu kararı

- Bu konudaki Kocaeli Tüketici Sorunları Hakem Heyeti`nin haksız alınan ücretin iadesi yönündeki kararı onaylaması emsal teşkil etmektedir.

- Konya Karatay Tüketici Sorunları Hakem Heyeti tarafından verilen yıllık kredi kartı aidat bedelinin iadesine yönelik karara itiraz eden banka yetkililerinin, Konya Tüketiciler Mahkemesi’ne açtıkları dâvâ reddedildi.

- Her türlü sözleşmede yer alan haksız şartlar tüketici için bağlayıcı değildir. Bu sebeple haksız bir şart içeren sözleşmeler geçersizdir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle hakkaniyet ve mevcut yasal düzenlemeler çerçevesinde bankanız tarafından şahsıma ait hesaptan kesilerek tahsil edilen ……. YTL kart bedelinin ve daha önce yine aynı nedenle kesilmiş olan geçmiş dönemlere ait kart bedellerinin, diğer haklarım saklı kalmak kaydı ile, en geç 7(yedi) gün içerisinde tarafıma iade edilmesini; bundan sonra da bahse konu kart ücretinin alınmamasını, aksi takdirde hakkınızda Tüketici Hakem Heyeti`ne iade için müracaatta bulunulması ve her türlü yasal yollara başvuracağımı ihtaren bildiririm.

Tarih :

Ad-Soyad :

İmza :

Adres :

E-mail :

Tel :

Ek :Kredi Kart aidat kesintisini gösterir hesap ekstresi

Share this Post[?]
        
Tags: Kredi Kartı Aidatı İade Dilekçesi.

Be the first to comment - What do you think?  Posted by Emrah Coşkun - 15 Eylül 2009 at 22:39

Categories: Siyaset - Ekonomi   Tags:

İşte KPSS’den çıkan bir dram

4 yıldır atama bekliyor.. Kemik kanseri. Protezlerle KPSS’ye giriyor… Onu hayata döndürecek tek arzusu var; “Öğretmen olmadan ölürsem gözlerim açık gider” diyor…

NERGİS DEMİRKAYA
İNTERNETHABER-ÖZEL

ANKARA- Şafak Bay… Öğretmen olmak için 4 yıldır sıra beklerken kemik kanseri olduğunu öğrendi. Hastaneden evine gönderilen ve adeta ölümü bekleyen Şafak öğretmen’in tek arzusu yaşama tutunmak için öğrencileriyle bir araya gelmek. Şafak öğretmen Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu’dan atamasının yapılmasını ve ölmeden önce bir tek gün bile olsa derse girebilmesinin sağlanması için yardım bekliyor. İNTERNETHABER’e konuşan Şafak Bay, “ “Eğer bir gün bile öğretmenlik yapamadan ölürsem gözüm açık giderim” diyor.

O HALDE 4 KEZ SINAVA GİRDİ ANCAK ATANAMADI

Türkiye’de öğretmen atamaları KPSS puanlarına göre yapılıyor. Ancak yeterli kadro verilmediği için sınava giren pek çok öğretmen adayı açıkta kalıyor. Bu şekilde öğretmen olma hayalini gerçekleştiremeyenlerden biri de Şafak Bay. 25 yaşındaki Bay, Fırat Üniversitesi Türkçe Öğretmenliği Bölümü mezunu.

2006 yılında okulunu bitirmeden kısa bir süre önce kemik kanseri hastalığına yakalandı. Bay, bir yandan hastalığı yenmek için çaba harcarken diğer taraftan da en büyük ideali öğretmenlik mesleğini yapmak için sınavlara hazırlandı. Değişik zamanlarda hastalığın ilerlemesi nedeniyle bacağına takılan protez, sol omzuna takılan protez veya akciğerinin bir bölümünün alınması Bay’ı durdurmadı. Mezun olduktan sonra hasta hasta 4 kez sınava girdi, ancak atanamadı.

ATANIRSAM İYİLEŞECEĞİNE İNANIYOR


Öğretmen olmak için yetiştiğini, bunun dışında bir iş yapmak istemediğini söyleyen Bay isyanını İnternet Haber’e şöyle anlattı:
“Hastanede kolumda serum sınavlara hazırlandım. Her sınav dönemi ve sonrasında atanmadığımı görmek sağlığımı daha da kötü hale getirdi. Benim hastalığımın tetikleyicisi stres. Her sınav sonrası daha da kötü oldum. En büyük idealim öğretmen olmak. Atanırsam eminim iyileşeceğim.”

HASTA HASTA AÇLIK GREVİ YAPTI

Bay atanamayan öğretmen adaylarıyla Ankara’daki Abdi İpekçi Parkı’nda üç günlük açlık grevi yapmıştı.

Ataması yapılmayan 40 öğretmen adayı ile bu protesto eylemini gerçekleştirdiklerini anlatan Bay, “Bu sorun bir vicdan ve ülke sorunu. 100 bin açık olduğunu herkes ifade ediyor. Ancak para nedeniyle atama yapılmıyor. Hem bizler hem de ülke mağdur oluyor. Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu ile görüştük. Bu görüşmede Bakana maliyenin bütçesini güvenliğe ayırdığını, eğer eğitim sorunu çözülürse güvenliğe bu kadar bütçe ayırmaya gerek kalmayacağını da söyledik” dedi.

GÖZÜ AÇIK GİDECEK
Gittiği pek çok hastanenin hastalığının son aşamasına geldiği gerekçesiyle kendini geri çevirmeye başladığını anlatan Bay, “Bir gün öğretmenlik yapamadan ölürsem gözüm açık gider” dedi.

Share this Post[?]
        
Tags: İşte KPSS'den çıkan bir dram

Be the first to comment - What do you think?  Posted by Emrah Coşkun - 28 Ağustos 2009 at 12:16

Categories: Siyaset - Ekonomi   Tags:

Memurlar dikkat!

SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı’nın Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) çatısı altında birleştirilmesi sigortalılar açısından ilginç bir gelişmeye yol açtı. Önceki döneme ait primlerini gösteren hizmet cetvelinin SGK’ya bildirilmesi bürokrasinin ‘ayak diremesiyle’ karşılaştı. E- devletle işini halledebileceğini düşünen memurlar internette sorgulama yapıyor ancak Ankara’ya gitmeleri öneriliyor.Bürokrasi ayak diriyor
Mevzuata göre kurumların önceki kayıtları SGK’ya sunması gerekirken, sigortalıların şahsen müracaatı gibi dolambaçlı yolun seçilmesi şaşkınlıkla karşılandı. Uzmanlar söz konusu gelişmeden haberdar olmayan çalışanların emeklilik safhasında bir dizi zorlukla karşılaşabileceğinin altını çizerken, “İşin ilginç yanı bu durumdan vatandaşın haberi yok. Kurumların yükten kurtulmak adına böyle bir tercihte bulunması kabul edilemez.” değerlendirmesinde bulundu.

SGK çatısı altında bütün kurumların birleşmesiyle bürokrasinin azalması beklenirken, uygulamada bunun tam tersi bazı örnekler yaşanıyor. SGK’nın internet sitesinden hizmet sorgulaması yapmak isteyenler Ankara’ya yönlendiriliyor. SSK mensupları sigorta dökümlerini bilgisayar ortamında görebiliyor. Ancak Emekli Sandığı ve Bağ-Kur mensupları sorgulama yaptıklarında ilginç bir yazıyla karşılaşıyor. Sorgulama yapıldığı günün tarihiyle çıkan belgede sigortalılara en son çalıştıkları kamu kurumundan hizmet belgesi alıp Ankara’ya başvurmaları isteniyor.

Kurum’un web sitesinden vatandaşı Ankara’ya yönlendiren yazının içeriği şöyle: “Bilgisayar kayıtlarımızın tetkikinde, yukarıda kimlik bilgileri bulunan şahsın 753911080 emeklilik sicil numarası ile tescil kaydı bulunduğu tespit edilmiş olup, halen sigortalı olarak çalışıp çalışmadığı konusunda son görev yaptığı kurumdan alacağı hizmet belgesi ile Emekli Sandığı Devredilen Arşiv Daire Başkanlığı (Ehlibeyt Mah. Cevizlidere Cad. No:20 Balgat / Ankara) adresine müracaatı gerekmektedir.”

Sosyal Güvenlik Kurumu Destek Hizmetleri Genel Müdürü Recep Karapınar, konuyla ilgili sıkıntının memurların hizmetleriyle ilgili işlemlerin bağlı bulundukları kurumlarda bulunmasından kaynaklandığını söyledi. Polis memurunun hizmet dökümünün Emniyet Genel Müdürlüğü’nde, öğretmenlerin Milli Eğitim Bakanlığı’nda olduğunu ifade eden Karapınar, sadece emekli olan kamu çalışanlarının kayıtlarının kendilerinde olduğunu aktardı. 1 Ekim 2008′den itibaren başlayan yeni memurlarından kayıtlarını SGK’nın tuttuğunu ifade eden Karapınar, “Kamuyla ilgili tüm kayıtlar 1 Ekim 2010 tarihinden itibaren birleştirilecek.” diye konuştu. Emekli Sandığı mensuplarının verilerinin gelecek yıl tek bir merkezde toplanacağını vurgulayan Karapınar, emekli olmak isteyen memurların hizmet döküm belgesi alarak herhangi bir il müdürlüğüne gitmelerinin yeterli olduğunu dile getirdi.

sabah

Share this Post[?]
        
Tags: Memurlar dikkat!

Be the first to comment - What do you think?  Posted by Emrah Coşkun - 21 Ağustos 2009 at 22:05

Categories: Kpss.Name, Siyaset - Ekonomi   Tags:

Memurun İstediği Maaş Zammı

HANGİ SENDİKA NE İSTİYOR? Hükümet, memur sendikalarıyla toplu görüşme masasına yarın oturuyor. Memur-Sen en düşük memur maaşının 1.360, Türkiye Kamu-Sen 1.219, KESK 1.500 TL’ye çekilmesini istiyor. Hükümet ile yetkili memur sendikaları, kamu çalışanlarının gelecek yılki ekonomik ve sosyal haklarını belirlemek üzere yarın masaya oturacak. Devlet Bakanı Hayati Yazıcı başkanlığında, Başbakanlık Merkez Bina’daki toplantı, saat 10.00′da başlayacak. Kamu Görevlileri Sendikaları Yasası uyarınca, her hizmet kolunda en fazla üyesi bulunan sendikanın katıldığı toplu görüşmelerde Türkiye Kamu-Sen’e bağlı Türk Büro-Sen, Türk Enerji-Sen, Türk Ulaşım-Sen, Türk Haber-Sen, Türk İmar-Sen, Türk Eğitim-Sen, Memur-Sen’e bağlı Diyanet-Sen, Bem-Bir-Sen, Toç-Bir-Sen ve Sağlık-Sen ile KESK’e bağlı Kültür Sanat-Sen memurları temsil edecek. Bu yıl en fazla üyeye sahip konfederasyon olması dolayısıyla memur heyetine Memur-Sen başkanlık edecek. Bu arada, KESK’in, ”Toplu İş Sözleşmesi Yoksa Grev Var” başlığıyla İstanbul ve Diyarbakır’dan başlattığı yürüyüş yarın Ankara’da tamamlanacak. Toplu görüşmeleri, hükümet adına Kamu İşveren Kurulu yürütecek. Kamu İşveren Kurulu; Devlet Bakanı, Başbakanlık Müsteşarı, Maliye Bakanlığı Müsteşarı, Hazine Müsteşarı, Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarı, Türkiye İstatistik Kurumu Başkanı, Devlet Personel Başkanı, Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürü ile kamu işveren sendikası temsilcilerinden oluşuyor. Toplu görüşmeler, kamu görevlileri için uygulanacak katsayı ve göstergeler, aylık ve ücretler, her türlü zam ve tazminatlar, fazla çalışma ücretleri, harcırah, ikramiye, lojman tazminatı, doğum, ölüm ve aile yardımı ödenekleri, tedavi yardımı ve cenaze giderleri, yiyecek ve giyecek yardımlarıyla bu mahiyetteki diğer etkinlik ve verimlilik artırıcı yardımları kapsayacak. 15 GÜN İÇİNDE UZLAŞMA GEREKİYOR Yasaya göre, 15 gün içinde sonuçlanması gereken toplu görüşmelerde anlaşmaya varılması durumunda mutabakat metni imzalanarak Bakanlar Kuruluna sunulacak. Anlaşmazlık durumunda ise uyuşmazlık tutanağı tutulacak ve Yüksek Hakem Kurulu Başkanı ve 4 öğretim görevlisinden oluşan Uzlaştırma Kurulu devreye girecek. Kurulun 5 gün içinde vereceği karara tarafların katılması durumunda, sonuç mutabakat metni olarak Bakanlar Kurulu’na sunulacak. Uzlaştırma Kurulu kararına tarafların katılmaması durumunda ise anlaşma ve anlaşmazlık konularının tümü Bakanlar Kuruluna gönderilecek. ZAM TALEPLERİ Memur-Sen, gelecek yıl kamu çalışanlarının maaşlarına yüzde 11 zam yapılmasını talep ediyor. Konfederasyon ayrıca memurlara en az 80 lira ek ödeme yapılmasını, sendika üyesi kamu görevlilere verilen 10 liranın 28 liraya çıkarılmasını, kamu çalışanlarının dahil olduğu gelir vergisi oranlarının 5 puan indirilmesini, eğer vergi indirimi yapılmazsa kamu çalışanlarına 6 ayda bir 600 lira kriz çeki verilmesini, eşi çalışmayan kamu çalışanlarına verilen 83 liralık aile yardımının 131 liraya çekilmesini istiyor. Memur-Sen, en düşük memur maaşının bin 360 TL’ye yükseltilmesini hedefliyor. Türkiye Kamu-Sen, ek ödeme oranlarına 21 puan eklenmek suretiyle eski adı denge tazminatı olan ek ödemelerin 110 TL artırılmasını, tüm kamu görevlilerinin maaşlarına 200 TL net seyyanen zam yapılmasını ve sendika üyesi kamu görevlilerine ödenen 10 TL toplu görüşme priminin 50 TL’ye çıkarılmasını talep ediyor. Konfederasyonun zam talebiyle halen en düşük bin 19 TL olan kamu çalışanı maaşının, bin 219 TL’ye çekilmesi amaçlanıyor. Taleplerini ”toplumsal sözleşme” olarak adlandıran KESK ise kamu çalışanlarına, aynı zamanda emekliler ve asgari ücretliler için de esas olmak üzere en az bin 500 lira ”temel ücret” ödenmesini istiyor. KESK’in talepleri arasında işsizlere açlık sınırında ”yurttaşlık payı” ödenmesi, gelir vergisi oranlarının yüzde 10 azaltılması, kamudaki güvencesiz istihdam biçimlerine son verilmesi, engellilere ayrılan istihdam kotalarının doldurulması, kadınlara çalışma yaşamında pozitif ayrımcılık uygulanması yer alıyor. dunyabulteni.net

Share this Post[?]
        
No tags for this post.

Be the first to comment - What do you think?  Posted by Emrah Coşkun - 15 Ağustos 2009 at 00:38

Categories: Siyaset - Ekonomi   Tags: