Tıkla Kazan

Archive for Eylül 25th, 2009

2009-ALES başvuruları haftaya bitiyor

2009-ALES Sonbahar Dönemi başvuruları bayram tatilinin ardından 25 Eylülde bitiyor.Sınava başvurmak isteyen adaylar, 2009-ALES Sonbahar Dönemi Kılavuzu ile Aday Bilgi Formuna, ÖSYM’nin http://www.osym.gov.tr internet adresinden ulaşabiliyor.
ALES’e (Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi) başvurular elektronik ortamda yapılacak. 40 TL olan sınav ücreti başvuru işleminden önce ilgili bankalara yatırılacak.
Son üç yıl içinde (2007, 2008, 2009) ALES’e başvurmuş olan adaylar başvurularını isterlerse bireysel olarak internet aracılığıyla kendileri yapabilecek. Son üç yıl içinde ALES’e başvurmamış adaylar başvurularını başvuru merkezleri aracılığıyla yapacak. Başvuruda 3 TL olan Başvuru Hizmeti Ücreti de adaylar tarafından ödenecek.
2009-ALES Sonbahar Dönemi, ÖSYM tarafından 15 Kasım 2009 tarihinde Adana, Afyonkarahisar, Ankara, Antalya, Aydın, Balıkesir, Bolu, Bursa, Çanakkale, Denizli, Diyarbakır, Edirne, Elazığ, Erzurum, Eskişehir, Gaziantep, Hatay, Isparta, İstanbul, İzmir, Kahramanmaraş, Kars, Kayseri, Kırıkkale, Kocaeli, Konya, Kütahya, Malatya, Manisa, Mersin, Muğla, Niğde, Sakarya, Samsun, Sivas, Şanlıurfa, Tokat, Trabzon, Van, Zonguldak, Lefkoşa ve Bişkek’te yapılacak.
Yükseköğretim kurumlarında öğretim görevlisi, okutman, araştırma görevlisi, uzman, çevirici ve eğitim öğretim planlamacısı kadrolarına açıktan veya öğretim elemanı dışındaki kadrolardan naklen atanabilmek için zorunlu olan bu sınava, Türkiye’de bir lisansüstü eğitimi programında öğrenim görmek isteyenler katılabilecek.
Adayların ALES’ten, başvurduğu lisansüstü programın puan türünde en az 55 (lisans diplomasıyla doktora veya sanatta yeterlik programına başvuracaklar için 70) puan almaları gerekiyor.
Sınavda adaylara, sayısal ve sözel bölümden oluşan Yetenek Testi uygulanacak. Her aday için sayısal, sözel ve eşit ağırlıklı üç ayrı ALES puanı hesaplanacak ve sonuçlar adayların adreslerine sınav sonuç belgesiyle duyurulacak.

Share this Post[?]
        
Tags: 2009-ALES başvuruları haftaya bitiyor

Be the first to comment - What do you think?  Posted by Emrah Coşkun - 25 Eylül 2009 at 11:34

Categories: Kpss.Name   Tags:

Sözleşmeliye değer vermiyor.

Sözleşmeli öğretmenlikte geçen sürelerini genelgede olduğu gibi hizmetten saymamanızın hukuki, vicdani ya da dillerden düşürmediğiniz ahlaki bir açıklaması var mıdır?

Millî Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumları Yöneticilerinin Atama ve Yer Değiştirmelerine İlişkin Yönetmelik hükümlerine göre ‘özel öğretim okullarında müdür olarak geçirilen süreler dördüncü kademe,…yöneticiliğinde geçmiş’ sayılmaktadır. Ancak, MEB sözleşmeli öğretmenleri istihdam ettiği halde özel okul öğretmenleri kadar değer vermemektedir. Şimdi sizlere MEBde yaklaşık bir ay içerisinde yayımlanıp çelişkilerle dolu mevzuatlarla ilgili bir derleme yapmak istiyoruz.

Mevzuatlara ve maddelere bir bakalım:

A- Yayımlanma tarihi: 13.08.2009

Mevzuatın adı: Millî Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumları Yöneticilerinin
Atama ve Yer Değiştirmelerine İlişkin Yönetmelik

İncelenecek hüküm: Yönetim kademelerinde geçmiş sayılan diğer görevler

MADDE 25 …

özel öğretim okullarında müdür olarak geçirilen süreler dördüncü kademe,…yöneticiliğinde
geçmiş sayılır.

Ek-2

Yöneticilikte Asaleten Geçen Süreler ile Aylıksız İzinli ve Özel Öğretim Okullarında
Öğretmenlikte Geçen Süreler Hariç Olmak Üzere Öğretmenlikte Geçen Her Yıl İçin:0.48
puan

B-Yayımlanma tarihi:15.09.2009

Mevzuatın adı: Yönetici Atama Yönetmeliği konulu 2009/73 nolu genelge

İncelenecek hüküm:…3- İlgi Yönetmeliğin 7 nci maddesinde yönetici olarak
atanacaklarda aranacak genel şartlar arasında Bakanlık kadrolarında en az üç
yıl öğretmen olarak görev yapmış olma şartı öngörülmüştür. Bu sürenin hesaplanmasında
özel öğretim okul ve kurumlarında öğretmen olarak, sözleşmeli öğretmenlikte,
askerlikte ve asker öğretmenlikte geçen süreler dikkate alınmayacaktır.

C-Yayımlanma tarihi:19.09.2009

Mevzuatın adı:Millî Eğitim Bakanlığına Bağlı Fen Liseleri, Sosyal Bilimler
Liseleri, Güzel Sanatlar Ve Spor Liseleri İle Her Türdeki Anadolu Liseleri Öğretmenlerinin
Seçimi Ve Atamalarına Dair Yönetmelik

İncelenecek hüküm:

…Ek-2: 4- Müracaat Bitimi Tarihi İtibariyle Resmi Eğitim Kurumları İle Özel
Okullarda Öğretmen ya da Yönetici Olarak Geçirilen Süreler İle 217 Sayılı Kanun
Hükmünde Kararnamenin 2 nci Maddesi Kapsamında Kamu Kurum ve Kuruluşlarında
Geçen Fiili Hizmet Süresinin Her Bir Yılı İçin (İşçi Statüsünde Geçirilen Süreler
Hariç.)***

Burada yer alan 217 sayılı kanun hükmünde kararnamenin ilgili maddesi:

Kapsam

Madde 2-Bu Kanun Hükmünde Kararname kapsamına giren kamu kurum ve kuruluşları
şunlardır:

Kapsam:

Madde 2 – Bu Kanun Hükmünde Kararname kapsamına giren kamu kurum ve kuruluşları
şunlardır:

a) Genel bütçeye dahil dairelerle, katma bütçeli idareler ve bunlara bağlı kuruluşlar,

b) İl Özel İdareleri ve belediyeler, bunların birlikleri ve bunlara bağlı iktisadi
müesseseler, işletmeler,

c) İktisadi devlet teşekkülleri, kamu iktisadi kuruluşları ve bunların müesseseleri,
bağlı ortaklıkları ve iştirakleri,

d) Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları dışında kalan ve kamu fonu kullanan,
özel kanunlarla veya bunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan kamu kuruluşları
ve bu nitelikteki bankalar ve bunların en az sermayesinin yarısından fazlasına
iştirak suretiyle kurdukları müessese, ortaklık ve iştirakler,

e) Döner sermayeli kuruluşlar ile özel kanunlarla kurulan fonlar ve kefalet
sandıkları.

(Askeri kurum ve kuruluşların 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu
ile ek ve değişikliklerine tabi personeli bu Kanun Hükmünde Kararnamenin kapsamı
dışındadır. )

Ele alacağımız A, B, C düzenlemelerini yukarıda yazdıktan sonra çelişkileri
ele alalım ve yorumu okuyuculara bırakalım:

Ada yer alan yönetici atama yönetmeliğine baktığımızda özel okulda müdürlük
yapanlar B tipi okul müdürü olarak kabul edilmekte iken aynı yönetmeliğin Ek-2
değerlendirme formunda yer alan puanlamada özel okulda yapılan öğretmenlik ve
diğer yöneticilikler puan olarak değerlendirilmemektedir. (hariç denilmektedir)

Bde yer alan genelgede ise Sözleşmeli öğretmenlikte geçen süre de öğretmenlikte
geçen süre olarak kabul görmemektedir.

Oysa ki genelgeden 4 gün sonra çıkarılan Millî Eğitim Bakanlığına Bağlı Fen
Liseleri, Sosyal Bilimler Liseleri, Güzel Sanatlar Ve Spor Liseleri İle Her
Türdeki Anadolu Liseleri Öğretmenlerinin Seçimi Ve Atamalarına Dair Yönetmelikin
ekinde yer alan Ek-2 de ise bırakın devlet okulunda kadrolu olarak geçen hizmet
sürelerini tüm kamu ve kurumlarında geçen süreler (işçi olarak geçen ve askeri
kurumlar da geçen süreler hariç) hizmet puanı olarak değerlendirilmektedir.

Burada da kadrolu ile arasında hiç fark yok diye ortaya atılan sözleşmeli
öğretmenler kapsam dışındadırlar.

Şimdi bir soralım ve yorumu size bırakalım;

- Anadolu lisesi öğretmeni olabilmek için; Özel okulda geçen öğretmenlik yada
yöneticilik süresi, başka kurumlarda geçen hizmet süresi ile devlette kadrolu
olarak geçen öğretmenlik ya da yöneticilik süresinin puanı aynı mı olmalıdır?

- Anadolu lisesi öğretmeni olabilmek için; Özel okulda öğretmen ya da başka
kurumlarda görev yapmak mı önemli olmalı yoksa devlet okulunda Sözleşmeli Öğretmen
olmak mı?

- Anadolu lisesine öğretmen seçerken özel okulda ve başka kurumlarda geçen
süreler puan olarak verilmekte iken yönetici atamada puan vermemenin mantığı
nedir?

- Yönetici atamada özel okul müdürlüğü yapana puanın yanı sıra B tipi okul
müdürlüğü hakkı verilirken bu okullarda geçen öğretmenlik süresinin hariç tutulmasında
ne mantık olabilir?

- Ve en son ve önemli soru; devlete kadrolu ile eşit şartlarda göreve başlattık
diye bas bas bağırarak verdiğiniz her türlü söze rağmen halen kadroya alma çalışması
vermediğiniz bu hükümet döneminde (Bakan Hüseyin Çelik dönemi) icat edilen sözleşmeli
öğretmenleri devlette istihdam ettiğiniz halde özel okul öğretmenleri kadar
değerleri olmamasındaki, özel okulda yöneticilik yapanlara müdürlük müktesebi
verilirken devlette görev yapan sözleşmeli öğretmenlere yöneticilik sınavına
girmeleri için hak verilmemesi ile;

Sözleşmeli öğretmenlikte geçen sürelerini genelgede olduğu gibi hizmetten saymamanızın
hukuki, vicdani ya da dillerden düşürmediğiniz ahlaki bir açıklaması var mıdır?

Yukarıda da ortaya koyduğum gibi uygulamada öyle çelişkiler var ki ben bu sorulara
cevap vermekte zorlanıyorum. Cevabını muhataplarının öncelikle vicdanlarında
akabinde kamuoyu nezdinde vermeleri inancıyla…

Yazıda hangisinin daha önemli olması gerektiğinden ya da neden yer almadığından
ziyade bir ay içerisinde çıkarılan mevzuatlardaki çelişkileri ortaya koymaya,
özellikle sözleşmeli öğretmenlik noktasında her şey eşit diyenlerin uygulamada
ortaya koydukları samimiyetleri ele aldığımı belirtmek isterim.

Maksut BALMUK

eğitim yöneticisi

Share this Post[?]
        
Tags: Sözleşmeliye değer vermiyor.

Be the first to comment - What do you think?  Posted by Emrah Coşkun - at 11:31

Categories: KPSS Öğretmenlik   Tags:

İşte 8 PKKlının öldürüldüğü an(video)

Hakkarinin Çukurca ilçesi kırsalında bulunan Kazan Vadisinde 8 PKKlıya yönelik operasyon saniye saniye kaydedildi.

İşte 8 PKKlının öldürüldüğü an(video)

Bir süre önce Çukurca ilçesinden 60 kilometre mesafede bulunan Kazan Vadisi de bir grup PKK üyesi ile güvenlik güçleri arasında çıkan çatışmada 1 astsubay ile 1 uzman onbaşı hayatını kaybetmiş, 2 asker ise yaralanmıştı.

Bölgeyi tamamen abluka altına alan güvenlik güçleri operasyonun ikinci gününde PKK üyeleri ile sıcak temas sağlamış. PKK üyelerinin bulunduğu noktaların koordinatlarının belirlenmesi üzerine Hakkari Dağ Komando Tugay Komutanlığı dan kalkan helikopterler PKK üyelerinin üzerine bomba ve mermi yağdırmıştı.

Çatışmalarda PKK ın Çukurca bölge sorumlusunun da aralarında bulunduğu yaklaşık 8 üyesi silahları ile birlikte ölü olarak ele geçirildi. Çatışma anı ise çevrede bulunan bazı köylüler tarafından saniye saniye görüntülendi. Çatışmada 2 helikopter belirlenen koordinatların üzerine yağmur gibi bomba ve mermi yağdırıyor. Çevredeki köylüler ise evlerinden dışarı çıkmayarak çatışmaların hemen yanı başlarındaki alanda çıkmasının şaşkınlığını yaşıyorlardı. Çatışmada öldürülen 8 PKKlının cesetleri ise Hakkari Devlet Hastanesi morguna kaldırılmıştı.


Haberin videosu için tıklayınız

Share this Post[?]
        
Tags: İşte 8 PKKlının öldürüldüğü an(video)

Be the first to comment - What do you think?  Posted by Emrah Coşkun - at 11:20

Categories: Kpss.Name   Tags:

Öğretmenler KPSS’ye isyan etti!

MEF Okulları’ndan canlı yayınla ekrana gelen programda millevekileri, öğretmenler, sendika temsilcileri ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarından temsilciler konuk oldu.

İşte Genç Bakış’ta Yaşananlar

Zaman zaman sert tartışmaların yaşandığı programda öğretmen atamalarından, sınav sistemine kadar eğitimin sorunları her yönüyle masaya yatırıldı.

Genç Bakış’ı izlemek için tıklayınız

İmam Hatip mezunu olsalar çoktan atanırlardı

Yüksel Adıbelli – Eğitim-İş Genel Başkanı

- Atanamayan arkadaşlar, biraz daha okuyup İmam Hatip, ilahiyat mezunu olsalardı, çoktan atanırlardı.

- Çağdaşlaşmanın beşiği İzmir’de 7 bin öğretmen açığı var.

- AKP için eğitim gündemde değil. Gündemde ilk sıralarda, açılımlar var. Eğitim ancak alt sıralarda yer alıyor.

- 22 Temmuz’dan once 218 bin işçi kadro aldı. Yani kendi ideolojisinde olanlara para da var, kadro da var. Ama 10 yıldır atama bekleyen öğretmenlere yok.

İktidara gelirsek tüm öğretmenlerin ataması yapılacak

Akif Akkuş � TBMM Milli Eğitim Komisyonu Üyesi � MHP Mersin Milletvekili

- 1995-96 yıllarında fakültesi ne olursa olsun mezunlarımıza iki buçuk aylık eğitim dersleri verildi. Yani 45 günde bu ülkede öğretmen yetiştirildi ve çocukların başına gönderild.  Bugün ÖSS’de sıfır çeken 30 bin öğrencinin sebeplerinden birisi budur.

- MHP iktidara gelirse tüm öğretmenlerin ataması yapılacak söz veriyorum. Bu sözü şu sebepten veriyorum; bir insanın yaşama hakkı birinci sıradaysa eğitim hakkı da ikinci sıradadır.

Yetki elinde olan masaya oturuyor

Cansel Güven � Anadolu Eğitim ve Bilim Hizmetleri Sendikası Genel Başkanı

- Ne zaman ki yetki elinizdeyken o masaya oturmaz, kapıda eylem yaparsanız o zaman  grev hakkını almayı başarırız. Ama yetki elinizdeyken o masaya oturuyor, değilken dışarıda bağırıyorsanız o zaman inandırıcılığınız yoktur.

Hakkımızı birlikte arayalım

Zübeyde Kılıç Öztürk – Eğitim -Sen Genel Başkanı

- Toplu görüşmelerden kamu emekçileri lehine bir sonuç çıkmadı. Tüm sendikalara sesleniyorum, gelin grev önlüklerimizi birlikte giyelim, hakkımızı arayalaım ve bu ortaklığın olabileceğini Türkiye’ye gösterelim.

- Bizim eğitim sistemimiz artık sistem olmaktan çıkmış durumda. Devasa sorunlar var.

Şafak Bay – AYÖP (Atanamayan öğretmenler platformu)Sözcüsü

- Ekonomik kriz bahane ediliyor. Ama biz mali sorunumuz var vergi vermeyelim demiyoruz vergimizi ödüyoruz. Bu ülkenin cebinde 1 Lira varsa, 1’i de eğitime harcanmalıdır. Eğitim kadar büyük bir sıkıntı varken kimse mali sıkıntıdan bahsetmesin.

- AYÖP olarak; zaten aç bırakılıyoruz, bari bir hayra vesile olsun dedik ve açlık grevine başladık.

- Okulu bitireceğim sene KPSS’ye hazırlandım. O yıl kemik kanserine yakalandım. Yendim. KPSS’ye girdim. Atanamadım. Sonra 4 yıl daha KPSS’ye girdim. Bu arada kanseri her defasında yendim fakat yeniden nüksetti. Çünkü bu işin en büyük tetikleyicisi stres.

- Öğretmenler artık öğretmenlik yapamaz hale geldi. İlk mezun olduğumuz günkü kadar verimli olamıyoruz. Biz burada bu haldeyken, atama beklerken, yetkililer lütfen rahat uyumasın. Bu artık bir vicdan sorunu haline geldi.

- Öğretmenlik ideali için 20 yılımı verdim. Fakat sınunda para olmadığı için sizi öğretmen yapamıyoruz diyorlar. Biz artık onursuzlaştırıldık.

Sorun çağdaşlaşmaya gösterilen direnç

Muharrem İnce � CHP Yalova Milletvekili

- 130 öğretmenin 100’ü eğitim fakültesi mezunu değil. Eğitim fakültesi mezunları ayağa kalkmadıkça bu sorun çözülmez.

- 200 yılında bütçe kanununa istifa, emekli olma, görevden ayrılmaların yüzde 80’ini geçemez diye bir madde konuldu. Bugün iktidar olan parti o zamanlarda bu IMF’nin kanunudur dedi. Bugün ise bu oran yüzde 25. Kanun ortada duruken Nimet Çubukçu’nun iyi niyeti bir işe yarar mı?

- Eğitimdeki sorun çağdaşlaşma sorunudur, buna gösterilen dirençtir.

- Bütün siyasi partiler sorunu ideolojik olarak algılıyor. Bilimsel yaklaşmıyor.

- Din Kültürü öğretmeni atanabilir buna itirazımız yok. Ama 100 atamanın 98 tanesini aynı branştanyapıyorsanız, biz ona itiraz ederiz.

Ranta 54 milyar dolar ayıran 250 bin öğretmene kaynak bulur

İsmail Koncuk � Türk-Eğtim Sen Genel Başkanı

- İktidarın alenen desteklediği bir yapıya rağmen, söke söke yetkili sendika olduk.

-Gelin, sendikal bağnazlığı bir  kenara bırakalım, ortak eylem yapalım.

- Türkiye’de kürsel ekonomik kriz gerekçe gösterilerek ciddi bir rant kesimine bir gecede 54 milyar TL ayıran zihniyet, 250 bin öğretmen adayına da mutlaka kaynak bulur.

Ücretli ve vekil öğretmenlere karşıyız

Ahmet Gündoğdu – Eğitim Bir-Sen Genel Başkanı

- Ücretli ve vekil öğretmenlere topyekün karşıyız. Sözleşmeli öğretmenlerin de kadroya geçirilmesi ve stajyer öğretmenlikten muaf tutulmalarından yanayız.

- Dünyaya açılmışız, Rusya ile anlaşmalar imzalıyoruz ama memurla toplu sözleşme imzalamayı bir türlü beceremiyoruz.

- 46 bin yeni mezunun yüzde 20’si bile öğretmen olamıyor, yeniden hazırlıklara başlıyorlar.

- Eğitimde söz sahibi olanlar söz söylesin, YÖK’ün ya da başka bir krumun başında olanın sipariş karşılanıyor olmasın. Eğitim, eğitimden anlayanların işi olsun.

- Siyasette de sendikacılıkta da sesini değil, sözünü yükseltmek önemli.

KPSS kaldırılmaz

Prof. Dr. Selahattin Dilidüzgün – İstanbul Üniversitesi  Eğitim Fakültesi Dekanı

- KPSS gerçekten bilgiyi denetleyen bir sınav mı yoksa bir eleme sınavı mı?  Tabii ki bir eleme sınavı ve ben kaldırılabileceğine ihtimal vermiyorum. Ancak ismi değiştirilir.

- Eğitim fakültelerinin yapısal sorunları var.

- Bu kadar öğretmen yetiştirdik ve atanamıyorlar. O zaman bu da bir kaynak israfı değil mi?

Eğitim AB yönetiminde

Gürkan Avcı – Bağımsız Eğitimciler Sendikası Genel Başkanı

- Eğitim, siyasete, ideololjiye muhatap edilmemeli.  Eğitim sistemimiz yamalı bohça gibi.

- Gayri Safi Milli Hasıla’dan eğitime düşen bütçe sorunlardan biri.  Yüzde 3’ü bile eğitime ayrılamıyor.

- Ekonomi nasıl IMF’nin kontrolündeyse, eğitim de maalesef AB’nin yönetimindedir.

105 yaşımda emekli olacağım

Sefa Akdemir Yücel � Eğitim Emekçileri Derneği Genel Başkanı

- Atamam yapılmadığı için işsizim, yoksulluk sefalet ve cehaletle karşı karşıyayım. Her gün ailemle karşı karşıya geliyorum, sanki benim suçummuş gibi muamele görüyorum. 105 yaşında emekli olacağımı bile bile sözleşmeli öğretmenlik yapmak zorunda bırakılıyorum.

Dünyaya model ihraç edecek durumdayız

Prof. Dr. Yüksel Özden � TBMM Milli Eğitim Komisyonu Sözcüsü � AKP Muğla Milletvekili

- Siz duruken sizin aldığının eğitimin onda birini almamış insanların sizin yerinize derse girmesini görüyorsunuz biliyoruz. Bunun savunmasını yapacak değiliz. Ama sistematik boyutların üzerine gidip neden buraya geldiğimize bakmak gerek.

- Zorunlu hizmet bölgelerinde gerekli zorunluluğu tamamlayanların kadroya geçirilmesi ile ilgili çalışma yapılmaktadır. Çalışma tamamlandığında açıklanacak.

- Sözleşmenli öğretmenlikte 50 bin öğretmenin 18 bin küsürü zaten kadroya geçti.

- Fizik öğretmeni atanmadığı halde hala fizik öğretmeni fazlalığı var.

- Bu işin en zor taraflarından biri programdı ve biz bunu başlarıyla yaptık. Bugün dünyaya model ihraç edebilecek bir eğitim programımız var.

www.abbasguclu.com.tr

Share this Post[?]
        
Tags: Öğretmenler KPSS'ye isyan etti!

Be the first to comment - What do you think?  Posted by Emrah Coşkun - at 11:15

Categories: KPSS   Tags:

Sınav sorularını çözerken tarzınızı belirleyin

ESRA TÜZÜN

Çocuk Gelişim Uzmanı Şenay Yılmaz, SBS ve ÖSS’ye hazırlanan gençlere tavsiyelerde bulundu: Sınav sorularını çözerken tarzınızı belirleyin. Kimisi en kolay sorulardan kimisi en zorundan başlar. En kolayları bitirin; zor olanı düşünmeye daha fazla vaktiniz kalsın!

Gençler; hayatınızı büyük oranda şekillendiren SBS ve ÖSS gibi sınavlara hazırlık sürecinden korkmayın, çekinmeyin. Bu yarışta bilginizle bir adım önde olmanızı sağlayacak yöntemler var. Çocuk Gelişim Uzmanı Şenay Yılmaz sınavlara hazırlanırken başarınızı artıracak basit ama etkili önerileri sizler için hazırladı. Sınavlarda daha iyi sonuçlar alabilmek için işte yüksek puan getirecek taktikler:

HAZIRLIKLAR EN AZ İKİ YIL ÖNCESİNDEN YAPILMALI!

SBS ve ÖSS’den iyi puan almak için en az iki yıl öncesinden planlı ve programlı çalışmaya başlayın! Bir hedefe odaklanın!

Sınava girmeden bir hafta önce bir büyüğünüzden, üniversite öğrencisi ağabey ya da ablanızdan o ders hakkında size sınav soruları hazırlamasını isteyin. Sınavın provası olan bu küçük çalışmanın süresi ve uyulması gerekli kuralları da olsun. Sessiz bir ortamda bunları çözün. Bu çalışma, sınavda yaşanan heyecanın azaltılmasında etkili olacaktır.

Sınavdan bir gece önce çalışmak sonucu değiştirmez. Bu nedenle yıl içinde planlı şekilde ve tekrarlayan çalışmalarla bilginizi pekiştirin.

Sınav öncesi beslenmenize çok dikkat edin. Ağır kahvaltılardan uzak durun.

ACELEYE GEREK YOK!

Uyku saatlerinizi düzene oturtmaya çalışın. Çünkü uykusuz geçirilen bir gece, konsantrasyonunuzun düşmesine ve daha fazla hata yapmanıza neden olur.

Sınav öncesi gergin ve sıkıntılı bir süreçtir. Rahatlama egzersizlerini öğrenin. Bu teknikleri sınav sırasında uygulamanız sağlıklı düşünmenizi sağlayacaktır.

Sınav günü sabahı mutlaka tüm eşyalarınızı hazır bulundurun. İki kalem, silgi ve kalemtıraş… Böylece sınav esnasında hem vakit kaybetmemiş, hem de çıkabilecek olası sorunları engellemiş olursunuz.

Sınavda zamanı iyi kullanmaya çalışın. Acele etmek ya da fazla rahat davranmak kaçınılması gereken hareketlerdendir.

Sınav sorularını çözerken bir tarz belirleyin! Kimisi en kolay sorudan, kimisi en zordan başlar. Önce en kolayları bitirin ki; zor olanı düşünmeye vaktiniz kalsın.

İYİ OKUYUN!

Test sınavlarının cevap şıklarında mutlaka caydırıcı seçenekler bulunur. Bazen okuma sırasında dikkatten kaynaklı hatalar yapılacağı tahmin edilerek ‘Aşağıdakilerden hangisini yapmamalıyız?’ sorusu ‘yapmalıyız’ şeklinde okunup, ona uygun cevap şıkkı işaretlenebilir. Bu nedenle acele etmeyin ve sorunun son kelimesine dikkatli bakın.

Sınav haftalarında vücudu yoracak ve sakatlanmalara neden olacak sportif etkinliklerden kaçının.

ÇIKABİLECEK SORULARI BELİRLEMEK ÇOK ÖNEMLİ!

Okuldaki sınavlardan önce mutlaka çıkabilecek olası soruları belirleyin. Hatta bir sınıf yukarıda olan kişilerden öneri alın!

Öğretmenler genelde sınavdan önce “Şu bölümleri daha fazla çalışın!” diyerek uyarırlar. Bunlara dikkat edin!

Sınavdaki hedefiniz; 100 almak değil, başarılı bir not almak olsun. Böylece kaygıya kapılmazsınız.

BOL BOL TEKERLEME OKUYUN GÜRÜLTÜLÜ ORTAMDA ÇALIŞIN!

Soru: Çocuğum sınavlarda çok fazla hata yapıyor. Aynı soruların hepsini evde benimleyken doğru yanıtlıyor. Ancak sınavda kesin hata yapıyor. Ne yapmalıyız?

Cevap: Bu durum çocuğunuzun sınav esnasında aşırı heyecanlanması, otokontrolünü sağlayamaması ve organize olamamasından kaynaklanıyor olabilir. Bunun için evde bol bol tekerleme okumasını sağlayın. Ama okudukları birbirinin tekrarı niteliğindeki ‘Şu köşe yaz köşesi, şu köşe kış köşesi’ tarzı tekerlemeler olsun. Ayrıca altı satırlı bir paragraftan sorular çıkarın ve kısa sürede bunları cevaplamasını isteyin. Gürültülü ortamlarda soru çözme pratiği yapmasını sağlayın. Ayrıca onunla kendisine olan güvenini destekleyecek diyaloglara girin. Eğer aldığınız tüm önlemler fayda etmez ise mutlaka bir uzmandan danışmanlık alın.

İMKANINIZ VARSA DERSLERİ İÇİN ÖDEV ABLASI TUTUN!

Sınav dönemlerinde çocuğunuz huysuz ve kaygılı olabilir. Özellikle mükemmeliyetçi çocuklarda daha fazla görülen bu durum, aranızda çatışmalara neden olabilir. Bu dönemleri olabildiğince sakin karşılayarak destekçisi olun.

Sınavın olduğu haftalarda evde uyarıcı ve dikkat dağıtabilecek her türlü şeyi minimum seviyeye indirin.

ÖDÜL VERİLMELİ!

Sınav haftasının bittiği günlerde çocuğu rahatlatacak aktiviteler yapın. Ödül niteliğinde olan bu etkinlikler ona, ‘Sana değer veriyorum’ mesajını verecektir.

Zayıf getirdiğinde çocuğu suçlamak ya da azarlamak yerine bunun nedenlerini araştırın. Kızmak ya da ceza vermek kısa yoldur. Zor olan çözümlerle sonuca gitmektir.

Eğer çocuğunuz başarılıyken birden bire notlarında düşüş ya da derslerinde isteksizlik başlamış ise arkadaş çevresini ve ilgilerini takip edin. Başarı düşüklüğünün altında genelde dışlanma, sosyal becerilerin yetersizliği ya da daha travmatik bir süreç olabilir. Çözüme ulaşamadığınız noktalarda mutlaka bir uzmana danışın.

KARNE KRİZ OLMASIN!

Karne zamanlarını krize çevirmeyin. Kötü bir karneyi ona hayatın sonu gibi göstermemeye çalışın.

Özellikle ilkokul birinci sınıfların sınav psikolojisine sokulması yanlıştır. Birinci sınıf; okuldan ve derslerden zevk alınacağı bir dönemdir. Bu dönemde pekiyiler ve zayıflarla çocuğun başarısının kıyaslanması hatalı bir davranıştır.

Eğer çocuğunuz ödev yapmada sorunlar yaşıyorsa eve ödev ablası tutabilirsiniz. Çünkü anne ya da baba aynı zamanda öğretmen olamaz. Koşulları uygun aileler ev ödevlerini yapma konusunda abla tutabilir ya da etüt merkezlerine çocuklarını gönderebilirler.

Sabah

Share this Post[?]
        
Tags: Sınav sorularını çözerken tarzınızı belirleyin

Be the first to comment - What do you think?  Posted by Emrah Coşkun - at 11:14

Categories: Kpss.Name   Tags:

Lisede kampüs sistemi

Aydın Doğan Ticaret Meslek Lisesi’nde bu yıl, her öğretmenin bir sınıfı olacak, öğrenciler derslerine göre bu sınıflara gidecek

Aydın Doğan Ticaret Meslek Lisesi, bünyesine katılan 90 öğrenciyle birlikte 2009-2010 eğitim öğretim yılına başladı. Bahçelievler’deki Aydın Doğan Ticaret Meslek Lisesi’nde dün yeni eğitim öğretim yılının başlaması nedeniyle bir tören düzenlendi. Törene öğrenciler ve çok sayıda veli katıldı.

Açılış konuşmasını yapan Okul Müdürü Haldun Koçer, yeni eğitim öğretim yılıyla birlikte birçok yeniliğe de adım attıklarını söyleyerek, kampüs sistemine geçildiğini belirtti.

Artık öğrencilerin belirli bir sınıfının olmadığını söyleyen Koçer, “Her öğretmenin bir sınıfı olacak. Öğrenciler derslerine göre öğretmenlerinin yanına gidecek” dedi.

Aydın Doğan Vakfı Yürütme Kurulu Başkanı Candan Fetvacı ise, bu yıl 10 bin öğrencinin Aydın Doğan Ticaret Meslek Lisesi’ni tercih ettiğini belirterek, “Bu yılki yoğun talep hepimizi mutlu etti. Ancak 90 öğrenci okumaya hak kazandı. İletişim sektörü hızla gelişiyor. Biz de Aydın Doğan Vakfı olarak sizlerin iyi birer birey olabilmesi için elimizden geleni yapıyoruz” diye konuştu.

Etik değerlerin toplumun temel taşı olduğunu belirten Fetvacı, “Genç iletişimciler olarak sizin kutup yıldızınız bu değerleriniz olmalıdır. Dünya artık her an her gün avucunuzun içinde. Bunu değerlendirebilmek için analitik ve etik bir yaklaşımla gelen bilgiyi artırmalısınız. Biz Aydın Doğan Vakfı olarak her zaman sizin yanınızdayız” diye konuştu.

Milliyet

Share this Post[?]
        
Tags: Lisede kampüs sistemi

Be the first to comment - What do you think?  Posted by Emrah Coşkun - at 11:13

Categories: Kpss.Name   Tags:

Sayın Sağlık Bakanlığı Personel Genel Müdürü: Çalışmalar ne zaman bitecek?

Her zaman belirtildiği üzere en çok merak edilen konu, atamaların ne zaman yapılacağıdır. Memurlar.net’in yaptığı onlarca çağrı sonrasında, 2009 yılı KPSS alım takvimi açıklanmış, ayrıca KPSS yönetmeliğine madde eklenerek, alımların ne zaman yapılacağının her yılın

Ocak ayında duyurulmasına karar verilmiştir. Şimdi benzer bir sorun Sağlık Bakanlığı özelinde yaşanmaktadır. 100 bini aşkın aday Bakanlık personelinin bıkmadan tekrarladığı “çalışmalar devam ediyor” açıklamasına bir nokta konulmasını istiyor.Sağlık Bakanlığı, artık kadrolu memur almak yerine genel olarak 4/B’li sözleşmeli personel almaktadır. Bakanlığın; 657′e tabi memur, 4924′lü, 4/B’li, vekil gibi bir çok statüde gerçekleştirdiği istihdam uygulaması çalışma barışını bozduğu gibi uygulamada çok daha ciddi sorunlar da oluşturmuştur. Ancak tüm bunlara karşın Bakanlık, 4/B’li personel alımına devam etmektedir.

Diğer taraftan, 2009 yılının ilk personel alımı Şubat ayında yapılmıştı. 85 bin adayın başvuru yaptığı alımlarda toplam 13.402 sözleşmeli, 4/B’li personel alınmıştı. 1.537 pozisyon boş kalmıştı.

İşte, o günden bu güne değin 100 bine yakın aday, yeni bir personel alımının ne zaman yapılacağına ilişkin olarak merak içinde beklemektedir. Sağlık Bakanlığına başvuran çok sayıda adaya ise “çalışmaların devam ettiği”, 7 aydır, sürekli olarak ifade edilmektedir. Ancak, bu cevap idarenin plansızlığını göstermekte olup, bunun cefasını ise ne yazıkki adaylar çekmektedir. Diğer kamu kurumlarında olduğu gibi, Sağlık Bakanlığında da etkin ve verimli bir personel planlamasının yapılmadığına, bu uygulama ile şahit olmaktayız.

Memurlar.net olarak, hayatlarını planlamaya çalışan sağlık personeli adaylarına adına, Sayın Sağlık Bakanlığı Personel Genel Müdürü Hikmet ÇOLAK’ın konuya duyarlılık göstererek, binlerce adayın meraklı bekleyişini karşılayacak bir açıklama yapmasını bekliyoruz.

Memurlar.Net

Share this Post[?]
        
Tags: Sayın Sağlık Bakanlığı Personel Genel Müdürü: Çalışmalar ne zaman bitecek?

Be the first to comment - What do you think?  Posted by Emrah Coşkun - at 11:12

Categories: memurlar.net   Tags:

Kredi ve faizde 2. indirim dalgası ekimde

redide ikinci indirim dalgası ekimde geliyor

Merkez Bankası’nın faiz indirimlerinin ardından konut ve taşıt sahibi olmak isteyenlere, bankacılardan ‘bekleyin’ mesajı geldi.

Özellikle bir yıl vadenin altındaki konut kredisinde faizlerin yüzde 1′in altına inmesiyle vatandaşın beklentisinin arttığını kaydeden Halkbank Genel Müdür Yardımcısı Dr. Şahap Kavcıoğlu, yeni indirim dalgasının ekim ayında başlayacağını öngörüyor. Kavcıoğlu, “Merkez Bankası’nın faizleri yüzde 7,25′e indirmesinin ardından bankalar arasında yeni bir yarış daha başlayacaktır. Tüketici faizlerinde yılın sonuna doğru bir indirim dalgası daha olabilir. Bu da ekimin ilk haftasından başlamak üzere faizlerin maliyetinde bir miktar daha düşüş olmasını sağlar.” dedi.

Reel sektör ile bankalar arasındaki kredi tartışması devam ederken, veriler KOBİ’lerin sermayesiz bırakıldığını ortaya koydu. Eylül 2008 ile Haziran 2009 dönemleri arasında sektördeki toplam krediler 7 milyar lira artarken, KOBİ’lere aktarılan kaynak 9 milyar lira azaldı. KOBİ sayısı ise 1 milyon 619 binden 1 milyon 602 bine geriledi. Halkbank Genel Müdür Yardımcısı Kavcıoğlu, KOBİ kredilerinde sektörde gözle görülür bir yavaşlama meydana geldiğine dikkat çekerek, “Halkbank’ta ise tersi bir durum yaşanıyor. Dokuz aylık dönemde firmalara sağlanan kredi pazarı yüzde 10 daralırken, bizde yüzde 10,5′lik artış meydana geldi. Destek tam gaz devam ediyor.” şeklinde konuştu. Özellikle Ramazan ayının çok hareketli geçtiğini dile getiren Kavcıoğlu, faizlerdeki düşüş ve iftar saatinin geç olmasıyla birlikte hem işletmelerin hem de banka şubelerinin tam kapasite ile çalıştığını söyledi.

Halkbank’ın toplam kredileri Eylül 2008 ile Haziran 2009 dönemleri arasında 24,3 milyar liradan 28,5 milyar TL’ye yükseldi. Sektördeki KOBİ kredilerinin toplam krediler içerisindeki payı aynı dönemde yüzde 26,4′ten 21,5′e gerilerken, Halkbank’ın KOBİ kredilerinde sektördeki payı yüzde 10,7′den 14′e yükseldi. Yine aynı dönemde sektörde toplam kredilerde yaklaşık 7 milyar liralık bir artış olurken bunun 4,1 milyar lirasını Halkbank gerçekleştirdi. Genel Müdür Yardımcısı Kavcıoğlu’na göre bu veriler banka olarak her zaman reel sektörün yanında yer aldıklarının delili. Banka kaynaklarının yanı sıra yurtdışından sağlanan fonları KOBİ’lere kullandırarak uzun vade ve ödemesiz dönem fırsatı sunduklarını dile getiren Kavcıoğlu, KOBİ’lerin yatırım projeleri ve işletme sermayesi ihtiyaçlarını finanse etmeyi amaçladıklarını söyledi. Bugüne kadar bin firmaya 500 milyon Euro yurtdışı kaynaklı yatırım kredisi kullandırıldığı bilgisini veren Kavcıoğlu, bu yıl sonuna kadar 380 milyon Euro ve 150 milyon dolarlık yurtdışı kaynak geleceğini açıkladı.

Geçen yıl sonunda TOBB ile yapılan protokoller sonrasında 25 ticaret ve sanayi odası ile anlaşma yaptıklarını bildiren Kavcıoğlu, “Oda ve borsalar kendi kaynaklarından bankamıza bu kapsamda 500 milyon TL kaynak aktardı. Bu kaynakla birlikte ticaret ve sanayi odası üyelerine bankamız tarafından kullanılmak üzere toplam 3,5 milyar TL’lik kaynak ayrıldı. Bu kaynak toplam 11 bin 873 firmaya kullandırıldı. Firmalardan yaklaşık beş bini bankamızla ilk kez çalışmaya başlayan müşterilerden oluşuyor.” diye konuştu. Halk Bankası’nca esnaf ve sanatkârlara kullandırılan kooperatif kredileri faizinin yüzde 50′si Hazine tarafından sübvanse ediliyor. Ayrıca, imalat ve bakım onarım alanında faaliyet gösteren KOBİ’lere kredi kullandırımlarında yüzde 5 BSMV muafiyeti sadece Halkbank tarafından uygulanıyor. 2 Eylül itibarıyla KOBİ kredilerinde faizi yüzde 16′ya indirdiklerini aktaran Kavcıoğlu, esnaf kredilerinin faizinin ise yüzde 8′e gerilediğine dikkat çekti. Kavcıoğlu’na göre bu oranlar son 40 yılın en düşük faizleri. Özellikle ticaret ve sanayi odaları üyelerine kullandırılan kredilerin geri dönüşünde herhangi bir sorun yaşanmadığını vurgulayan Kavcıoğlu, “Aslında biz krizin etkisiyle bir miktar sorun yaşanacağını bekledik. Hatta ‘sıkı takip edelim’ dedik. Ancak herhangi bir sorun çıkmadı.” dedi. Bankacılık sektörünün hizmet verdiği KOBİ sayısı 1 milyon 577 bin iken bunun 582 bini Halkbank müşterisi. Geçen yıl kredi hacminde yüzde 40 artış hedefiyle yola çıkan Halkbank’ın aktif büyüklüğü Haziran 2009 sonu itibarıyla yüzde 9 artışla 55,7 milyar liraya ulaştı. Toplam krediler ise geçen yılın sonuna göre yüzde 10,2 artış gösterdi.

Çek ve senedin yerini ‘Esnafkart’ alacak

Tarım sektörüne kullandırdıkları kredi miktarının arttığını belirten Halkbank Genel Müdür Yardımcısı Kavcıoğlu, ‘Mahsul Kart’ ile tarımsal üreticilerinin tohum, zirai ilaç ve akaryakıt gibi her türlü nakit ihtiyaçlarının karşılandığını söyledi. KOBİ ve küçük esnafa yönelik ‘KOBİkart’ ve ‘Esnafkart’ projelerinden bahseden Kavcıoğlu, “Bu kartlar sayesinde hem küçük ve orta büyüklükteki işletmelerimiz hem de küçük esnafın nakit sıkıntısına çözüm bulacağız. Firmaların mal alımlarında çek-senet kullanma dönemi artık bitiyor. Bizimle anlaşmalı işletmelere giderek daha rahat mal alma imkânına kavuşacaklar.” dedi. ZAMAN

ERCAN BAYSAL ANKARA


Faizde 2. indirim dalgası ekimde

Reel sektör ile bankalar arasındaki kredi tartışması devam ederken, veriler KOBİ’lerin sermayesiz bırakıldığını ortaya koydu. Eylül 2008 ile Haziran 2009 dönemleri arasında sektördeki toplam krediler 7 milyar lira artarken, KOBİ’lere aktarılan kaynak 9 milyar lira azaldı. KOBİ sayısı ise 1 milyon 619 binden 1 milyon 602 bine geriledi. Halkbank Genel Müdür Yardımcısı Kavcıoğlu, KOBİ kredilerinde sektörde gözle görülür bir yavaşlama meydana geldiğine dikkat çekerek, “Halkbank’ta ise tersi bir durum yaşanıyor. Dokuz aylık dönemde firmalara sağlanan kredi pazarı yüzde 10 daralırken, bizde yüzde 10,5′lik artış meydana geldi. Destek tam gaz devam ediyor.” şeklinde konuştu. Özellikle Ramazan ayının çok hareketli geçtiğini dile getiren Kavcıoğlu, faizlerdeki düşüş ve iftar saatinin geç olmasıyla birlikte hem işletmelerin hem de banka şubelerinin tam kapasite ile çalıştığını söyledi.

Halkbank’ın toplam kredileri Eylül 2008 ile Haziran 2009 dönemleri arasında 24,3 milyar liradan 28,5 milyar TL’ye yükseldi. Sektördeki KOBİ kredilerinin toplam krediler içerisindeki payı aynı dönemde yüzde 26,4′ten 21,5′e gerilerken, Halkbank’ın KOBİ kredilerinde sektördeki payı yüzde 10,7′den 14′e yükseldi. Yine aynı dönemde sektörde toplam kredilerde yaklaşık 7 milyar liralık bir artış olurken bunun 4,1 milyar lirasını Halkbank gerçekleştirdi. Genel Müdür Yardımcısı Kavcıoğlu’na göre bu veriler banka olarak her zaman reel sektörün yanında yer aldıklarının delili. Banka kaynaklarının yanı sıra yurtdışından sağlanan fonları KOBİ’lere kullandırarak uzun vade ve ödemesiz dönem fırsatı sunduklarını dile getiren Kavcıoğlu, KOBİ’lerin yatırım projeleri ve işletme sermayesi ihtiyaçlarını finanse etmeyi amaçladıklarını söyledi. Bugüne kadar bin firmaya 500 milyon Euro yurtdışı kaynaklı yatırım kredisi kullandırıldığı bilgisini veren Kavcıoğlu, bu yıl sonuna kadar 380 milyon Euro ve 150 milyon dolarlık yurtdışı kaynak geleceğini açıkladı.

Geçen yıl sonunda TOBB ile yapılan protokoller sonrasında 25 ticaret ve sanayi odası ile anlaşma yaptıklarını bildiren Kavcıoğlu, “Oda ve borsalar kendi kaynaklarından bankamıza bu kapsamda 500 milyon TL kaynak aktardı. Bu kaynakla birlikte ticaret ve sanayi odası üyelerine bankamız tarafından kullanılmak üzere toplam 3,5 milyar TL’lik kaynak ayrıldı. Bu kaynak toplam 11 bin 873 firmaya kullandırıldı. Firmalardan yaklaşık beş bini bankamızla ilk kez çalışmaya başlayan müşterilerden oluşuyor.” diye konuştu. Halk Bankası’nca esnaf ve sanatkârlara kullandırılan kooperatif kredileri faizinin yüzde 50′si Hazine tarafından sübvanse ediliyor. Ayrıca, imalat ve bakım onarım alanında faaliyet gösteren KOBİ’lere kredi kullandırımlarında yüzde 5 BSMV muafiyeti sadece Halkbank tarafından uygulanıyor. 2 Eylül itibarıyla KOBİ kredilerinde faizi yüzde 16′ya indirdiklerini aktaran Kavcıoğlu, esnaf kredilerinin faizinin ise yüzde 8′e gerilediğine dikkat çekti. Kavcıoğlu’na göre bu oranlar son 40 yılın en düşük faizleri. Özellikle ticaret ve sanayi odaları üyelerine kullandırılan kredilerin geri dönüşünde herhangi bir sorun yaşanmadığını vurgulayan Kavcıoğlu, “Aslında biz krizin etkisiyle bir miktar sorun yaşanacağını bekledik. Hatta ‘sıkı takip edelim’ dedik. Ancak herhangi bir sorun çıkmadı.” dedi. Bankacılık sektörünün hizmet verdiği KOBİ sayısı 1 milyon 577 bin iken bunun 582 bini Halkbank müşterisi. Geçen yıl kredi hacminde yüzde 40 artış hedefiyle yola çıkan Halkbank’ın aktif büyüklüğü Haziran 2009 sonu itibarıyla yüzde 9 artışla 55,7 milyar liraya ulaştı. Toplam krediler ise geçen yılın sonuna göre yüzde 10,2 artış gösterdi.

Çek ve senedin yerini ‘Esnafkart’ alacak

Tarım sektörüne kullandırdıkları kredi miktarının arttığını belirten Halkbank Genel Müdür Yardımcısı Kavcıoğlu, ‘Mahsul Kart’ ile tarımsal üreticilerinin tohum, zirai ilaç ve akaryakıt gibi her türlü nakit ihtiyaçlarının karşılandığını söyledi. KOBİ ve küçük esnafa yönelik ‘KOBİkart’ ve ‘Esnafkart’ projelerinden bahseden Kavcıoğlu, “Bu kartlar sayesinde hem küçük ve orta büyüklükteki işletmelerimiz hem de küçük esnafın nakit sıkıntısına çözüm bulacağız. Firmaların mal alımlarında çek-senet kullanma dönemi artık bitiyor. Bizimle anlaşmalı işletmelere giderek daha rahat mal alma imkânına kavuşacaklar.” dedi.

Zaman

Share this Post[?]
        
Tags: Kredi ve faizde 2. indirim dalgası ekimde

Be the first to comment - What do you think?  Posted by Emrah Coşkun - at 11:12

Categories: Siyaset - Ekonomi   Tags:

‘Eğitimde çok şey değişecek’

Yeni öğretim yılı dün başladı. Bakan Çubukçu, daha ilk günden, çok şeylerin değişeceği sinyallerini verdi. “Ters giden ne varsa düzelteceğiz. Bu konuda kararlıyız“ dedi.

Peki neler değişecek? Örneğin Türk eğitim sisteminin en büyük baş ağrısı olan giriş sınavlarından kurtulacak mıyız? Adeta eziyete dönen ve okulların açılmasına rağmen hâlâ dolmayan kayıt sistemi değişecek mi?

Bakan Çubukçu, “Sınavların azaltılması, kayıt sisteminin değiştirilmesi için talimatı çoktan verdim. Gelecek yıl tek kontenjanın bile boş kalmayacağı bir sistem getireceğiz“ iddiasında bulundu.

Şu an için velilerin en fazla merak ettiği konulardan birisi olan, fen ve anadolu liselerinde 5. kayıt dönemi açılacak sorusu için ise temkinli “Henüz ne kadar kontenjan açığı var belli değil. Gelecek yıl bir daha böylesi durumlar yaşanmayacak. Kontenjanlar boş kalsın istemiyorum. Ama okullar da açıldı. Gelişmeleri çok yakından izliyorum“ şeklinde konuştu.

Henüz resmen açıklanmasa da anadolu liselerinde hâlâ 4 bine yakın kontenjan açığının bulunduğu belirtiliyor…

Peki öğretmen sorunu? Bu konuda da mevcut durumdan fazlasıyla rahatsız. Sözleşmeli ve ücretli öğretmen yerine kadrolu öğretmen uygulamasına geçilmesini istiyor. Görünen o ki önümüzdeki dönemde Maliye ile ciddi bir müzakere dönemi yaşanacak…

Eğitimin temel sorunları

Eğitim sisteminin temel sorunları önceki gece Genç Bakış’ta masaya yatırıldı. Eğitim sendikaları ve işsiz öğretmenler platformu başkanlarının yanı sıra TBMM Milli Eğitim Komisyonu’nun AKP, CHP ve MHP’li üyelerinin katıldığı programda, çok sert tartışmalar yaşandı.

Yüksel Adıbelli (Eğitim-İş Genel Başkanı)

- Atanamayan arkadaşlar, İmam Hatip ya da ilahiyat mezunu olsalardı, çoktan atanırlardı.

- Çağdaşlaşmanın beşiği İzmir’de 7 bin öğretmen açığı var.

- Eğitim, AKP’nin gündeminde değil. Açılım peşindeler.

- Seçimden önce 218 bin geçici işçi kadro aldı. Yani, kendi ideolojisinde olanlara para da var, kadro da var. Ama 10 yıldır atama bekleyen öğretmenlere yok.

Akif Akkuş (MHP Mersin Milletvekili)

- 1995-96 yıllarında fakültesi ne olursa olsun mezunlarımıza iki buçuk aylık eğitim dersleri verildi. Yani 45 günde bu ülkede öğretmen yetiştirildi ve çocukların başına gönderildi. Bugün ÖSS’de sıfır çeken 30 bin öğrencinin sebeplerinden birisi budur.

- MHP iktidara gelirse tüm öğretmenlerin ataması yapılacak, söz veriyorum. Bu sözü şu sebepten veriyorum; bir insanın yaşama hakkı birinci sıradaysa eğitim hakkı da ikinci sıradadır.

Cansel Güven (Anadolu Eğitim ve Bilim Hizmetleri Sendikası Genel Başkanı)

- Ne zaman ki yetki elinizdeyken o masaya oturmaz, kapıda eylem yaparsanız o zaman grev hakkını almayı başarırız. Ama yetki elinizdeyken o masaya oturuyor, değilken dışarıda bağırıyorsanız o zaman inandırıcılığınız yoktur.

Zübeyde Kılıç Öztürk (Eğitim – Sen Genel Başkanı)

- Toplu görüşmelerden kamu emekçileri lehine bir sonuç çıkmadı. Tüm sendikalara sesleniyorum, gelin grev önlüklerimizi birlikte giyelim, hakkımızı arayalım ve bu ortaklığın olabileceğini Türkiye’ye gösterelim.

- Bizim eğitim sistemimiz artık sistem olmaktan çıkmış durumda. Devasa sorunlar var.

Şafak Bay (AYÖP Sözcüsü)

- Atanamayan öğretmenler olarak; zaten aç bırakılıyoruz, bari bir hayra vesile olsun dedik ve açlık grevine başladık.

- Okulu bitireceğim sene KPSS’ye hazırlandım. O yıl kemik kanserine yakalandım. Yendim. KPSS’ye girdim. Atanamadım. Sonra 4 yıl daha KPSS’ye girdim. Bu arada kanseri her defasında yendim fakat yeniden nüksetti. Çünkü bu işin en büyük tetikleyicisi stres.

- Öğretmenler artık öğretmenlik yapamaz hale geldi. İlk mezun olduğumuz günkü kadar verimli olamıyoruz. Biz burada bu haldeyken, atama beklerken, yetkililer lütfen rahat uyumasın.

Muharrem İnce (CHP Yalova Milletvekili)

- 130 öğretmenin 100’ü eğitim fakültesi mezunu değil. Eğitim fakültesi mezunları ayağa kalkmadıkça bu sorun çözülmez.

- Bütün siyasi partiler sorunu ideolojik olarak algılıyor. Bilimsel yaklaşmıyor.

- Din Kültürü Öğretmeni atanabilir buna itirazımız yok. Ama 100 atamanın 98 tanesini aynı branştan yapıyorsanız, biz ona itiraz ederiz.

İsmail Koncuk (Türk-Eğitim Sen Genel Başkanı)

- Gelin, sendikal bağnazlığı bir kenara bırakalım, ortak eylem yapalım.

- Türkiye’de küresel ekonomik kriz gerekçe gösterilerek ciddi bir rant kesimine bir gecede 54 milyar TL ayıran zihniyet, 250 bin öğretmen adayına da mutlaka kaynak bulur.

Ahmet Gündoğdu (Eğitim Bir-Sen Genel Başkanı)

- Ücretli ve vekil öğretmenlere topyekün karşıyız. Sözleşmeli öğretmenlerin de kadroya geçirilmesi ve stajyer öğretmenlikten muaf tutulmalarından yanayız.

- Dünyaya açılmışız, Rusya ile anlaşmalar imzalıyoruz ama memurla toplu sözleşme imzalamayı bir türlü beceremiyoruz.

- 46 bin yeni mezunun yüzde 20’si bile öğretmen olamıyor.

Prof. Dr. Selahattin Dilidüzgün (İstanbul Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı)

- KPSS gerçekten bilgiyi denetleyen bir sınav mı yoksa bir eleme sınavı mı? Tabii ki bir eleme sınavı ve ben kaldırılabileceğine ihtimal vermiyorum. Ancak ismi değiştirilir.

- Bu kadar öğretmen yetiştirdik ve atanamıyorlar. O zaman bu da bir kaynak israfı değil mi?

Gürkan Avcı (Bağımsız Eğitimciler Sendikası Genel Başkanı)

- Eğitim, siyasete, ideolojiye muhatap edilmemeli. Eğitim sistemimiz yamalı bohça gibi.

- Ekonomi nasıl IMF’nin kontrolündeyse, eğitim de maalesef AB’nin yönetimindedir.

Sefa Akdemir Yücel (Eğitim Emekçileri Derneği Genel Başkanı)

- Atamam yapılmadığı için işsizim, yoksulluk, sefalet ve cehaletle karşı karşıyayım. Her gün ailemle karşı karşıya geliyorum, sanki benim suçummuş gibi muamele görüyorum. 105 yaşında emekli olacağımı bile bile sözleşmeli öğretmenlik yapmak zorunda bırakılıyorum.

Prof. Dr. Yüksel Özden (Ak Parti Muğla Milletvekili)

- Zorunlu hizmet bölgelerinde gerekli zorunluluğu tamamlayanların kadroya geçirilmesiyle ilgili çalışma yapılmaktadır.

- Sözleşmeli öğretmenlikte 50 bin öğretmenin 18 bini zaten kadroya geçti.

- Fizik öğretmeni atanmadığı halde hâlâ fizik öğretmeni fazlalığı var.

- Bu işin en zor taraflarından biri müfredat programıydı ve biz bunu başarıyla yaptık. Bugün dünyaya model ihraç edebilecek bir eğitim programımız var.

Abbas Güçlü Diyalog

aguclu@milliyet.com.tr

Milliyet

Share this Post[?]
        
No tags for this post.

Be the first to comment - What do you think?  Posted by Emrah Coşkun - at 11:11

Categories: memurlar.net   Tags:

Turkcell’den, 1200 dakika tarifesine getirilen eleştirilere açıklama

Turkcell‘in 35 TL’ye 1200 dk her yöne sınırsız olan tarifesi memurlar arasında büyük ilgi görmüştü. Sadece bu kampanyadan dolayı binlerce kişi Turkcell’e geçti. Ancak Turkcell abonelerine gönderdiği mesajla bu tarifeyi artık “35 TL’ye 1500 dk olacak” şekilde uygulayacağını belirtti. Memurlar.net forumun büyük tepki toplayan bu değişiklik sonrasında Turkcell tarafından bir açıklama gönderilmiştir. Turkcell tarafından gönderilen açıklamada uygulamanın “Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumundan” kaynaklandığını belirtilmektedir. Açıklamanın tam metni için başlığa tıklayınız.İçinde faaliyette bulunduğumuz iletişim sektörünü denetleyen ve düzenleyen Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun 25.03.2009 tarih ve 2009/DK-07/149 sayılı Kurul Kararıyla 28 Nisan 2009 tarihinde Turkcell’e tebliğ ettiği;

“Dakika başına ağırlıklı ortalama çağrı sonlandırma ücretinin (toptan ücretin), her bir abonelik paketi bazında kullanıma bağlı olarak ortaya çıkan dakika başına ortalama şebeke içi tarifeleri (perakende ücreti) geçmemesinin sağlanmasına yönelik tedbirlerin Turkcell tarafından alınmasının gerekli olduğu” hükmünü uygulamaya yönelik bir değişikliktir.

Söz konusu değişiklik Turkcell’in internet sitesi ve BizBizeKamu tarifesinin HerYöne 1200 dakika seçeneğinden faydalanan Turkcell müşterilerine ilk fatura kesim tarihlerinden önce gönderilen SMS’lerle duyurulmuştur.

Yapılan değişiklik sonucunda;

Bizbize Kamu Her Yöne 1200 dk teklifinde olan müşterilerimiz, 20.09.2009 tarihinden sonraki ilk fatura kesim tarihlerinde otomatik olarak bu teklife geçirilecektir. Böylelikle, 1200 dk olan teklifleri; 500 dakika Turkcell, 500 dakika diğer operatör, 500 dakika da sabit hatlar yönüne arama olacak şekilde 1500 dakikaya çıkarılacaktır.

Bu tarifede bulunan Turkcell aboneleri, tarifedeki değişiklikten sonra paket dakikalarını diledikleri zaman ücretsiz olarak sorgulamaya devam edebilecekler.

Bunun yanında tarifede bulunan abonelere her bir 500 dakikanın bitiminde kısa mesaj yoluyla bilgilendirme yapılacaktır.

Paketin ücretinde ve aşım ücretlerinde bir değişiklik olmamıştır.

Memurlar.Net

Share this Post[?]
        
Tags: 1200 dakika tarifesine getirilen eleştirilere açıklama, Turkcell'den

Be the first to comment - What do you think?  Posted by Emrah Coşkun - at 11:11

Categories: Siyaset - Ekonomi, memurlar.net   Tags: ,